yine sen!

bılmıyordum tekrar sana asık olacagımı
bılmıyordum benıbenden yenıden alacagını
hersey yasanmısken
neden dıye soruyorum kendıme
ne kadar ıstemesemde
anladımkı artık senden sonrası;
yalan!
hep yasamıssın
yuregımın kuytu bır kosesınde
sen yokken
hep dolanıp durmusum
bu hayat denılen kurguda
artık sen varsın!..
tekrar bendesın yıne ıcımdesın
son vırajdayım bılıyorum
ve bu sefer basrmalıyım
senı sevmeden yasamak
bos hayatın
sonu gorunmeyen yolunda
yurumek gıbı bırseymıs
sen benım hayatımda en anlamlı seysın

vazgecılmezıme

YINE YALNIZIM SEN YOKSUNYA

Karanlik gecelerde,
Bir agirlik cöker icime…
Gözlerim dolar yasla,
Yine kalirim yoklugunla bas basa…
Yine yalnizim sen yoksun´ya…

Sana olan hasretlerim köprü kurmus gönüldagimda
Sevgilerim cicek acmis sevdabagimda…
Bekleyislerim senin ugruna,
Umutlarim senin avucunda…
Bak yine yalnizim ,sen yoksun´ya…

Sevdam gözlerinin hapsinde,
Yüregim senin ellerinde…
Ben kalbimi senin yoluna koydum…
Görüyorsun degilmi yine yalnizim,
Bu ömür seninle tükenmekte…
Sen yoksun´ya…

söz yazar:gülan

Yitik

kaç kadın çözülüp giderdi
saçlarından uzamış kederleriyle
kaç kadın
çekip giderdi yaşamından gizlice
ve kaç gündüz gecenin yarısıdır
insan sevince
saçları örülmeye muhtaç kız nereye
nereye yaşamın ortasına tutturulmuş bu genç gülümseme
nereye bozkır yaşamları
kaç adam çekip giderdi yaşamından gizlice
ve kaç gece gündüzün yarısıdır
insan terkedilince

Yitik Sevdalara Koşuyorum AnneCan Veriyorum Anne1

Perişanım anne.
Koşuyorum yitik sevdaların peşinde,
Nedeni yok,nedensiz,anlamsız,
Koşuyorum, aldanarak ve bile bile.

Kendimi atıyorum ateşlere;
Bazen saf bir çocuk hevesiyle,
İbrahim gibi bazen de,
Ama ben yanıyorum anne…

Gurbetin katil gecelerinde,
Küfre düşen serzenişlere,
Atıyorlar beni şerefsizce,
Öldürüyorlar anne…

Yıldızlar kararıyor bu şehirde,
Aydınlıklar çözümsüz bilmece,
Yaş dahi kalmazken gözlerimde,
Geçmiyor günler çivilenmişçesine…

Dünya yalandır düşünüyorum,
Hasretlerse gerçek,
Acılar ne zaman bitecek,
Bu nasıl yalandır bilmiyorum…

Ay’da tutulur bu şehirde,
Ne kervan geçer nede bir kuş öter bu şehirde,
Bir feryat yükselir derinlerde,
Duyan olmaz,gören olmaz,ya sen anne! …

Şimdide yitik sevdalara koşuyorum,
Acılar bitmiş gibi bunu da ekliyorum,
Anne oğlunu yitiriyorum,
Yine, ölüyorum,ölüyorum.

Saftır,aptaldır bilirsin oğlun,
Gölgesindedir şimdi bir başka uçurumun…

5-7 MART 2006 SALI 22:30

İbrahim Nazım Ülker

Yok

Seni düşünmeden bir günüm yok
İllede sen illede sen
Bırakmışım kendimi
Ne saçım ne başım
Sadece sen varsın
Bir gün çöldeyim
Hiç tatmadığın dudaklarına
Muhtaç
Bir gün kutuptayım
Üşüyen bedenim tenine muhtaç
Buraların tadı yok
Hiçbir şeyin adı yok
Cenazeme bari gel
Toprağımı örten biri yok.
İran Özlem Erdoğan

YOKLUĞUNA

Sessizliğimin içindeydi güzel sesin,
Gittikçe yokolan rüyalarıma girdin,
Gecemiydi gündüzmüydü anlayamadım,
Karanlığın içindeydi nefesin…!
Oysa ne çok rüya görürdüm ben
Senden önce ve seninleyken…
Yokluğunla yok oldu geçmişim,
Geleceğimi düşünemedim.
Tutunduğum birkaç güzel anı dan başka
Hiç birşey yok hatıralarımda..
Ve hep bir ses arkamda
Ben nerde o orda.
Senmiydin beni var eden?
Yada yokluğunla yok olmama neden olan…!
Özlüyorum şimdi rüyalarımı
Sesini özlüyorum nefesini…
Biliyorum yoksun artık
Ve olmayacaksın birdaha
Öyleyse bende yokum bundan sonra…

Yok oluşum oldun

Hani bir bakıma varoluşumdun
Dakikalar bizimdi
saatler, günler, haftalar
ve nice zaman dilimleri
özlenen zamanlar oldu onlar
yok oluşlarım oldun,
gelmedin

hani bir bakıma
mezarımı kazıyordum
bir umut taşını göğsüme yasladım
hasretle kokladım
nehre düşen gölgemle konuştum
nafile
geride kaldı artık
o eski zamanlar dedikçe
içim parçalanıyor
yüreğim sancıyordu.

şimdiki zamanlarda olsan
hani diyorum ki yanımda
dokunabilecek kadar
parmak uçlarımda hissetsem tenini
hani şöyle uzansam dizlerine
hayaller bile bozuldu
gittin…

yok oluşlarıma çare arar oldum
yoktu hiç bir yerde
hiç bir şekilde
gördüğüm gibi sen değillerdi
ve herşey
ve herkes tarafından
kovuldum.

gelmeni bekledim
gelmedin
beni gidişin yok eder
gitme

gelişlerini sayardım hep
ince topuklu adımlarla kaldırımların

vakit geceyarısı olurdu
yağmur
sessizlik
gidişin
ve

yok oluşlarım olurdun.

murat genç
15.04.2004 / çorlu