BEN SEN

BENde gitmeler varda, SENde gitmeler yokmu?
.
BENde yanmalar varda, SENde bakmalar yokmu?
.
BENde sevmeler varda, SENde cevaplar yokmu?
.
BENde mecburiyetler varda, SENde menmuniyetler yokmu?
.
BENde anlaşılmazlık varda, SENde karamsarlık yokmu?

var yada yok ASK VARMI AŞK……

BENDE VAR………….

Bu Gecede Büyüyen

Sığınakların,yağmurlara açılan duvarlarında,
Tükenmeyen ömürlerin, bulutları asılı bu gece.
Sokak aralarında koşan, ayazların fısıltısında,
Ve korkarak yırtılan düşlerin kuytusunda bu gece.

Soğudum, sıcak yangınların kefenlerinde,
Yüreğim, ağlanacak bir öykünün kıyısında.
Ve sarsılan suskunluğumun yarası,
Kanayan, filiz filiz bir toprağın aşkında.

Daha sabah olmadı,
Karartıların iç yakan varoşlarında rüzgar.
Bağışlayıcı bir kadın yüzü aradım,
Ve yıkıcı bir deprem anımsadım aniden.
Doğurgan kapıların,gıcırtısıdır burkulan,
Faydasız çığlıkların, kanadındadır burkulan,
Ve burkulan hazin bir, yanlızlıktır arda kalan.

El sallayan yolcu suskunluğunda bu gece,
Geride kalan dağ yabanı yorgun karanlık.
Sislerin ayla büyüyen yıldızları vuruyor sahile,
Ve boğulurcasına, soluksuz kanıyor bu gece..

Nerdesin?

Nerdesin?

Bekle beni dedin gittin.
Nerdesin yâr nerdesin?
İçimde bir derin sızı,
Nerdesin yâr nerdesin?

Gözlerim hep seni arar,
Dudaklarım seni sorar,
Gönlüm yara daim kanar,
Nerdesin yâr nerdesin?

Bazen sesini duyarım,
Geldin sanır, yanılırım.
Döner döner dolanırım,
Nerdesin yâr nerdesin?

Sen gittin yad ellere,
Beni düşürdün dillere.
Adım çıktı delilere,
Nerdesin yâr nerdesin?

Bir gurbet yolun’ düşürdü,
Gönlüme ateş düşürdü.
Gözlerime yaş düşürdü,
Nerdesin yâr nerdesin?

Cânânındım canım yandı,
Göğsümden yüreğim alındı.
Vuslat mahşere kalındı,
Nerdesin yâr nerdesin?

Benim adım AŞK!

Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim!
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim.

Kimsesizim hısmım da yok hasmım da…
Görünmezim cismim de yok resmim de..
Dil üzmezim tek hece var ismimde,
Barınağım gönül denen yer benim.

Bülbül benim lisanımla ötüştü,
Bir gül için can evinden tutuştu,
Yüreğine toroslardan çığ düştü,
Yangınımı söndürmedi kar benim.

Niceler sultandı, kraldı, şahtı;
Benimle değişti talihi bahtı;
Yerle bir eyledim tâc ile tahtı;
Akıl almaz hünerlerim var benim.

Kamil iken cahil ettim alimi,
Vahşi iken yahşi ettim zalimi,
Yavuz iken zebun ettim Selim’i,
Her oyunu bozan gizli zor benim.

İlahimle Mevlana’yı döndürdüm,
Yunusumla öfkeleri dindirdim,
Günahımla çok ocaklar söndürdüm,
Mevla’danım; hayır benim, şer benim.

Sebep bazı Leyla, bazı Şirin’di;
Hatrım için yüce dağlar delindi;
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi;
Kuvvet benim, kudret benim, şer benim,

Yeryüzünde ben ürettim veremi;
Lokman hekim bulamadı çaremi;
Aslı için kül eyledim Keremi;
İbrahimin atıldığı kor benim.
Benim adım AŞK!

Sevgili Öğretmenim

Sevgili Öğretmenim

Sevgisinin sonu yok,

Kalbinin şefkati çok,

Gönlü büyük, gözü tok,

Sevgili öğretmenim.

Bilgisi ışık saçar,

Sözleri gönül açar,

Ruhum sevinçen uçar,

Sevgili öğretmenim.

Bekliyoruz yolunu,

Sardık sağla solunu,

Uzat bize kolunu

Sevgili öğretmenim.

Toplandık dizi, dizi,

Sev, okşa hepimizi,

Sensin okutan bizi,

Sevgili öğretmenim.

Doğru yol gösterirsin,

Okutur, eğitirsin,

Bize bilgi verirsin,

Sevgili öğretmenim.

Seni candan severiz,

Saygı duyar överiz,

Ellerinden öperiz,

Sevgili öğretmenim!..

Bir İç Geçimiydi Aşk

Bir iç geçimiydi Aşk
İçim geçti
Sen geçtin içimden sevgili
basarak yüreğime
Haketmiyorum diyerek sevgini
Yıktın sevgili yıktın
Yıkıntılardan yeni çıkmış beni.

Dudağımdan öptüğün yer
Kanar şimdi yokluğuna
Adına kaç şiir daha yazmam gerekiyor
Yokluğunu dönüştürmek için varlığına.

Bir iç geçimiydi aşk
Geçmiyordu sevgili
Bit dediğin an bitmiyordu ki
Gitmiyordun gözümden
Çıkmıyordun düşümden
Düşürdüğünle yetinmiyordun

Geceye kaç git biriktirdim gidişinle
Sabaha varmadı hiç bir saat
Tüm soğukluğun kaplarken odamı
Sen diye seni yazan kalemime sarıldım
yazdıkça seni
sarıldığım yerden kanadım.

Bir iç geçimiydi Aşk
Ben geçinemedim
geçinemedim sensiz
Yapamadım gözlerinsiz
olamadım nefesinsiz
Öldüremedim seni içimde sevgili
Oysa sen ne kolay öldün beni.

Dudaklarım öptüğün yerden susuyor şimdi
En acı kelimelerden bir şiir oluyorsun
Yazamıyorum gözlerini
Okuyamıyorum seni sevgili
Git artık
Kalemimden git
İçimden git
şiirimden git..

ama kal gözlerimde
Baktığım noktada ol yine
Bir daha adına değmez adım
Boşuna endişelenme…

Bir iç geçimiydi aşk
dışım dışlanmıştı
içim içime dar
sığmadın.
Sığdıramadım seni bana
Kim gelip girdiyse yüreğime
Bir tek sen sığ diye rest çektim hepsine.

olmadı sevgili olmadı.
bir beden küçük geldim ben aşka.
Küçüldüm.
Küçülttüğündüm..

Serdar Barık

En Çok da Yokken Varsın

zaman
yokluğunun en ağır vurduğu saatlere ilerlerken
yokluğun
varlığın kadar büyük içimde
çözdükçe karışan bir bilmece gibi gece
seni böyle tastamam
içimde hissederken
bu kadar mutsuz olmam
neden ki sence

sokakta buluyorum kendimi bazen
avutuyorum sonra da
uyku tutmamıştır
bir şey takılmıştır diye aklıma
ama biliyorum ki sensin neden
hep sendin aslında
dipsiz bir kuyusun içimde
her şeyimi attım dolmuyor
ben de istiyorum olsun diye
ama inan ki, inan ki olmuyor

şehir bana düşman oldu sanki
hayaline bile değişemiyorum hiçbir mutluluğu
gül bahçesinde dikenlere dolanmak gibi
adım adım küçültüyorum İstanbul’u

hâlâ bakıyorsam aynaya
dışarı çıkmadan önce
belki bir gün olur da
beni görürsün diye
bir caddede
bir sokakta

sanki her yüz buruk
her yer soğuk
her şey donuk yokluğunda
benim değil gibi ellerim
artık en basitler en zor
yokluğuna alıştıkça
artıyor özlemin
hüzünlerim bire bin
sevinçlerim bine bir veriyor

bazen rastlıyorum o şarkıya
daha mı hüzünlü artık notalar
içimdeki yıkıntıya
ne kadar yağmur yağar
sensizlik nakaratımda
daha kaç nota var

ilham perim
iyilik meleğim
kırık penceremdeki büyülü çiçeğim
güneşim oldun
zamansız açtın
amansız soldun

sessizlikle mühürleniyor
sensiz geceler…