Hayal Gözlüm

Umutlarım yeşeriyor, kurak topraklarda,

Sen HAYAL GÖZLÜM varken her an aklımda,

Sevda türküleri mırıldanıyor bu şehrin,

Seni düşündüğüm tüm sokaklarında.

 

Yasak resimlerde saklasa da kader seni,

Görsem sadece, koklayamasam da teninini,

Bilmek istemez miyim HAYAL GÖZLÜM,

Gözlerindeki parıltıların sebebi ben mi?

 

Kalbindeki tüm sevgilere sığamam ben,

Anladığında aşkımın büyüklüğünü bu alemden,

Gidemem HAYAL GÖZLÜM, çaresizim gidemem

Beklerim bir kenarda, söküp atsan da yüreğinden.

 

Bende sevda, koca bir ömür seni beklemekse,

Gelemesen de yanıma, beni sevdiğini bilmekse,

Yerine ağlayabilmekse HAYAL GÖZLÜM, gerekirse.

Sevgin yeterken, tebessümün mükafatım ise,

Bu dünyada değil, mahşerde de severim ruhun isterse.

 

HAYAL GÖZLÜM, yaktım gemileri rüyalarımda bile,

Dönemem asla, vazgeçemem seni sevmekten,

Her an kalbimde ve düşüncelerimde,

Sen varsın “Seni Seviyorum” derken.

Fatih Tahiroğlu

Aşk Şiirleri kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Sana Değmez

Ve ben;

Ben diye başlayıp sürüp giden bir hayatın içinde,

Birkaç satır şiirde rastladım sana

Mutluydum hem de çok, bu küçücük dünyamda,

Kimbilir belki de öyle geliyordu bana.

Uçsuz bucaksız başak tarlalarında koşan,

Küçük bir çocuk misaliydim,

Hep böyle düşündüm küçük ve sıcak yuvamda.

 Ve işte sen;

Beni sana getiren mutsuzluğundu belkide

Bu hayatta bunu hiç hak etmesende,

Sen ki her zaman yanımda, yakınımda iken de,

Sadece mutlu olmasını istediğim ve

Gördüğüm büyük insan olsan da!

Yüzünde gülücükler eksilmezdi, için kan ağlarklen bile,

Bana karşı, hep tatlı bir tebessümle dursanda,

Kalbin kanadığında yaralarını saracak,

Kimse olmadığında sıcacık kalbinin yanında,

Hep ben vardım, bir dost, bir arkadaş,

Ve senin nazarında her zaman bir büyük olsam da.

 Ve aşk;

Kalbim bir gün kayıp giderken ellerimin arasından sana doğru,

Engel olamadım Portakal Çiçeğim, durduramadım kendimi.

Savaştım tüm gücümle kalbimle uzun gecelerce ve yenildim.

Söz dinlemez zaten, hele beni hiç dinlemez mevzu sen olunca.

Bir anda buldum kendimi bu kara kapkara sevdanın içinde.

Aşk dedikleri buymuş işte tatmamışım hiç daha önce

Anladım birkaç dakikam senle geçince.

 Ve yine sen;

Teninin kokusunu hissettiğimde olanca gücümle,

Son hücreme kadar bütün benliğimde,

Ölene kadar hiç çıkmayacak sana söz,

Senden daha güzel gördüğüm en güzel gözler,

Yine senindi ve yine senin olacak.

Varmıydı benden daha mutlusu, daha ne ister bu fani.

Mutluyum senle, ellerin ellerimde.

Senin yanında olmak ve sadece seni sevmek için

Karşıma alırdım tüm bildiğim doğruları.

İmkansızdı belki hiç olmayacaktı aramızda bir kıvılcım,

Ama olsun yeniden yazdım dünyamı,

İçinde sen olan satırlarla, sadece senin için,

Ne güzel şeymiş, tüm gücümle söylemek

Seviyorum seni Portakal Çiçeğim.

 Ve yine ben;

Ellerin ellerime değdiğinde aldandım bu oyunlara,

Boynuma sarılıp ağladığın an var ya

Ben bittim, eridim ellerinde, titredi tüm bedenim,

Çırpındım etrafında, yakmak istedim dünyayı,

Sen ağlama ben yanayım, kavrulayım, senin için,

Yeterki sen gül diye akıttım gözyaşlarımı bu satırlara,

Her şeyimle ilaç olmak istedim kalbindeki yaralara.

Çok sevdim ama çok, kısacık senli hayatımda

Sen bilmesen de, görmesen de, anlamasan da.

O kadar çok sevdim ki, seni çıkartmak isterken,

Kendim düştüm bu dipsiz kör bataklığa.

 Ve mutluluk;

Yine olsamda yanında, ellerinin arasında,

Çok uzaksın artık, belki de kaf dağının ardında.

Benim mutluluğum olacak senin kısacık sevgin,

İnandığım birkaç günün anıları mırıldanacak dudaklarımda,

Mutlu edecek beni her düşündüğümde seni.

Anla Portakal Çiçeğim anla,

Giderken tüm mutluluklar benle kalacak.

Budur işte sevgi, gerçek ve karşılıksız olacak.

 Ve kader;

Pişman mıyım diye düşünüyorum, seni sevdiğime,

SANA DEĞMEZ benim sevgim bu kadar saf ve temiz haliyle.

Benden önce kimse bakmasa da sadece kalbine

SANA DEĞMESEDE, sen kıymetini bilmesende,

Ne benden önce ne benden sonra hiç sevilmesende,

Asla pişman değilim seni sevdim dediğim

O kısacık birkaç güne.

Kader örse de ağlarını tüm yollarıma,

Ben sakladım seni, gelecekteki günlerime.

Dedim ya sevdalım SANA DEĞMEZ diye,

İçimdeki açamayan tomurcukları sakladım,

Beni seven Portakal Çiçeğime.

 Ve hüsran;

Dolaştım senden ayrıldıktan sonra,

Kalbinin boş ve ıssız sokaklarında.

İnanmamıştım ilk başta, yalan demiştim söylediklerin

Çünkü sevmeden,sevilmeden nasıl bir ömür geçer.

Nasıl yaşar bir insan tüm yalnızlığı ile.

Görünce anladım kalbindeki karamış ve taşlaşmış

Sevgisiz ve kimsesiz ruh halini.     

Bir uçurumun kenarında bekleyen ve bir ayağı boşlukta.

Bir sen vardın eskiden, bundan sonra birde ben,

Neler yaptın bana böyle bir bilebilsen.

İşte bunun için sana diyorum ki;

Sen kimseyi sevemezsin ve sevilemezsin ömrün boyunca.

Deme ki bana sakın bu satırlar çok ağır diye,

Sen anlamazsın ki ne bu şiiri nede benim sevgimi.

Ben bu satırları yazdım ama sana değil

Tanıdığım melek huylu, güzel yüzlü birine.

 Ve sana pişmanlık;

Hiç kimse sevmedi seni benim kadar, benim gibi,

Ne benden önce, nede benden sonra.

İşte sen bunu bileceksin yaşadığın bu hayat boyunca.

Düşün gecelerce, sor bu soruyu kendine,

İnsan dediğin nedir ki, sevip sevilemedikten sonra,

İlerde bir gün dönüp baktığında ardına,

Ben olacağım sadece birkaç günlük sevgi adına.

Bu senin, sana en büyük hediyen ve

En büyük pişmanlığın olacak sevgisizliğin ve kendin adına.

 Ve gözyaşı;

Olamazsan Mecnun için Leyla,

Kerem için Aslı ve benim için sen,

Neye yarar ki, sevgi ve güzellik,

Ahh bunu bir anlayabilsen.

İstemem asla zorla olan ne sevgini,

Ne bedenini nede seni,

Birkaç güzel söz, bir parça kırık sevgi ile

Veremediysen o sıcacık kalbini,

Bari ağla bu satırlara biliyorsan eğer ağlamayı,

Benim için dökülsün gözlerinden birkaç damla gözyaşı,

İşte o zaman anlarım seninde bir kalp taşıdığını.

 Ve elveda;

Benden bu kadar Portakal Çiçeğim,

Beklemem asla seni büyük bir özlem ile,

Eğer bir gün hatırlarsan seninde kalbin olduğunu,

İstersen insanca karşılıksız sevilmek,

Ve ben bekliyor olacağım bu ömür boyunca,

Fırtınalarda sığınılacak bir liman gibi,

Dedim ya güzelim SANA DEĞMEZ

Ne seni nede o büyük özlemini,

Olabilirsen benim için sen,

Ben istiyorum, biricik ve dünyanın en güzel

PORTAKAL ÇİÇEĞİMİ.

Fatih Tahiroğlu

Aşk Şiirleri kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Ahhh Anne

Ahhh anne, kapattım sevdamı, kilitli sandıklara,

Aşk, ne sınır dinler, ne yasak nede para bu dünyada

Herkes sever gücü kadar ya da umutlarınca,

Herkes sever insan olduğu için herkes kadar eşit şartlarda,

Buna aşk denir, bundan sonrası kara, kapkara sevdalara,

Giden yollarda ömür eskitmekmiş sevmek uğruna,

Bitti takatim, işte bak geldim gücümün sonuna,

Sonrası muamma, sonrası ızdırap ve sonrası sonsuzluk,

Ve bundan sonra aşktan muzdarip olan biz herkes,

Ya kaybettik sevdiğimizi yada kaybetmek istedik benim gibi,

Böyle düşünüyorken uyandım gecenin en karanlığında,

Kan ter içinde anladım, aslında benmişim anne,

Kaybolan oğlun, kara büyülü, kara sevdalarda

Efsunlu ilaçlar bile merhem olmaz yaralarıma,

Belki uzaklarda, çok uzaklarda, hiç gitmediğim diyarlarda,

Küçük bir kız çocuğu unutturur seni bana,

Dilini, dinini bilmediğim insanların aşk masallarında,

Kim bilir belki de yüreğimin kesif yalnızlığında,

Şimdiden kestirmek çok zor nerede ve nasıl olacaksa da,

Unutmak için gideceğim dünyanın bir ucuna,

Ya unutmak yada ölmek, belki de geri dönmemek,

Belki de daha acısı sensiz yaşamayı öğrenmek,

 

Ahhh anne, kapattım sevdamı, kilitli sandıklara,

Sorma sakın “Sen ne yaptın diye” bana,

Bilmiyorum ama bilmekte istemiyorum,

Hatırımda olan yalnızca aşkı var şu anda,

İflah olmam da unutmam da taa şuramda,

Sanırım sevdim be  anne, belki de şuursuzca,

Sevmenin acı verdiğini görmedim ki, ben hiç sende,

Bu deli oğlun alışkın değil, yüreğine gem vurmaya,

Özgür kırlarda, serbestçe dolaşan atlar gibi,

Filmlerdeki unutulmaz, büyük sevdalar gibi,

Büyük savaşların, korkusuz ve güçlü askerleri gibi,

Ölüme gülüp, sadece sevdiğine ölen aşkında,

Hayatından geçip, hayat veren sevdiği uğruna,

Dağ gibi, kale gibi, adam gibi derler ya işte öyle,

Bir adamın kalıntıları bunlar anne,

Oğlun bu anne, yada O’ndan geriye ne kaldıysa…

 

Ahhh anne, kapattım sevdamı, kilitli sandıklara,

Hayatımda olmayan keşkeler başlıyor işte ilk burada,

Bana kızdığın anlar var ya, anne hani saklandığımda dolaba,

Kulaklarımın sızısı sararken tüm bedenimi yavaşça

Ve az sonrasında ki,  sıcacık kucaklaşmalarda,

Unutulurdu yaşananlar o andan önceki tüm kavgalarda,

Keşke anne, keşke diyorum yaşadığım bu aşk da,

Kalbimin sızısı da senle yaşadığımız kavgalar gibi,

Aşkımla sıcak bir kucaklaşma ve son bulsaydı bir anda,

Ama olmuyor anne senden başkasıyla olmuyor asla,

Birde, canımı yaktığın anlar vardı ya anne,

Ben ağlarken utanmadan hıçkıra, hıçkıra karşında,

Dayanamayıp benle ağladığın zamanlarda,

Bütün acılarım biter ve mutlu olurdum yanında,

Keşke anne keşke O’da yaktığında canımı bir anda,

Senden sonra dünyada ilk defa O’nun karşısında,

Yine utanmadan ağlayınca hıçkıra, hıçkıra,

Benle ağlayıp üzüldüğünde azalsaydı acılarım,

Mutlu olabilseydik keşke, aşkı bulduğumuzda,

Hayat bu, herkesi dağıtıyor başka, başka yollara,

Senden başkasıyla olmadı anne zaten olmuyor da,

Hayatta ki güçsüzlüğümü ve zayıflığımı,

Gözlerimden akan en değerli gözyaşlarımı,

Hayatımdaki en değerli iki kadın gördü anne,

Başkası ne bilecek nede görecek bir daha asla,

Birisi sen, biriside beni benden eden,

 

Ahhh anne, kapattım sevdamı, kilitli sandıklara,

Gün ışığı ve umut uğramaz artık buralara,

Yalnızlık ve ben, ben ve karanlık zindanlar,

En yakın dostlar olduk, aşkımın sokaklarında,

Ben, bir çocuk ve birkaç umutsuz aşık daha,

Volta atıyoruz sanki ölüm cezası almış mahkumlarla,

Bitmeyen mahpus damının, sonsuz ve dar koridorlarında,

Fatih Tahiroğlu

 

Aşk Şiirleri, Özlem Şiirleri, Sevgi Şiirleri kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Son Şiirin Son Satırları

Son şiirin son satırları olsun bunlar,

Şair artık sussun, ne konuşsun ne de yazsın,

Mısralar dile gelmesin, gözyaşı dökülmesin,

Aşkı yazdıran insan kalsın sadece yüreğinde,

Bu aşk yaşanmasın tekrar başka biriyle,

Özel olduğu anında ve anılarında,

Bir sandığa kilitleyip sakla ömür boyunca,

 Son şiirin son satırlarında hüzün olmasın,

Ayrılık acısı ya da intizar birilerine,

Gözlerindeki yeşil sevda kalsın anılarda,

Birde yaşanmışlığın tatlı hazları damaklarda,

Senle yaşanan sonsuz kalsın anılarda,

Yada tekrar senle yaşansın yaşanacaksa,

Gerisi olmasın yada şair gitsin kalmasın buralarda.

 Son şiirin son satırları yine senle bitsin,

Bilmem hatırlar mısın “Ve sen” diye başlamıştı,

Aşkın kağıda yansıyan siyah çizgileri,

Seni anlatabildiğim on iki şiir,

On iki destan ve her biri senle dolu,

Seni bu dünyaya tanıtıp seni haykıran,

Benden çok sevecekler seni, belki de

Çekilen çileni ve hayat mücadeleni,

Gözlerindeki sevgi yeşili, ve gülümsemeni,

Şair benim ya bu şiirlerde aşkım

Benden daha fazla aşık olamazlar sana,

 Son şiirin son satırları da bitti işte,

Şair üzgün ama umutlu gelecekten,

Bir gün yine şiir yazarsam kağıtlara,

Seni yine bulmuşumdur küçücük dünyada,

Ve delice sevmişimdir yine eskisi gibi,

Kalemlerimi saklıyorum, kara kuytulara,

Duygularım bende saklı adı senle olsa da,

Ne denir ki bu aşkın son kelimesin de,

ELVEDA anlatmaz ki, bu yaşananları,

Seni elveda ile uğurlamak istemem geleceğe,

Belki diyelim, belki de bir gün,

Bu hayatın başka bir yerinde ve yine senle……..

Fatih Tahiroğlu

Aşk Şiirleri, Özlem Şiirleri, Sevgi Şiirleri kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Berat Kaçar – Hayat Bölüm 1

Yeni bir umut, yeni bir tebessüm, yeni bir güne hoş geldiniz efendiler! Tüm gelmiş geçmiş edebiyatçılarımıza, gazetecilerimize, şairlerimize ve yazarlarımıza selamlar! Ah bu kör olasıca hayattaki ahmak insanlar haram etti gülmeyi. Bazen kendimizin güneşi, nefesi, suyu olmak zorunda kalıyoruz. Bunlardan yararlanarak ayakta duruyoruz. Fakat ben onlara göre daha güçlü olduğuma inanıyorum, çünkü ben kalemimden ve kağıdımdan da besleniyorum. Yalnızlığıma alıştım, dertlerimle de bir yerlere kadar sürünüp gidiyoruz işte. Ama eminim ki bu yolda ne yalnızlığım beni yarı yolda bırakacak ne de dertlerim, ne de kağıt ve kalemim… Bazen hayallerimle büyüyorum sanki… İnsan zaten her hayalini gözünde büyültmez mi? Bir yerlere gelme isteklerinin her zaman zor olarak algılar fakat başkasının gözün de kolay bir iş gibi gözükür. Halbuki hepsi insan hiç birinin hiç birinden bir farkı yok, birbirlerinden birbirini ayıran bir özellikleri de yok. Tek şey düşünceleri, umutları, tebessümleri ve hayalleri… Bazen çok dolu olursun yine yazamazsın. Bunun sebebini bende bilmiyorum hayallerinin içinde gezersin. Hayalsiz insan idealsiz insandır. Yan gelip boş yatan insandır. Hiç bir şeyi düşünmeyen ahmak insandır. Halbuki hayat öyle değildir. Yan gelip yan yatmak sadece bir süreliktir senin için. O da annenin babanın gözünün altındayken, onların da bir gün gideceğinin farkına varırsan, işte o zaman anlarsın hayat yan gelip boş yatmak mıdır diye… Fakat bunun için bazen de geç de olabilir. Zaman avucumuzda kalmıyor… Bizi biz yapan yeteneklerimiz, dış görünüşümüz değildir sadece seçimlerimizdir. Sen sadece seçimlerini istediklerini hayallerinin içerisine sığdırırsın ve zaman geçtikçe onları büyültürsün gözünde… En sonunda onların peşinden koşmaya başlarsın. Sen onların peşinden gerçekten koşarsan onlar sana yakınlaşır. Ama sadece bu işi lafta bırakırsan onlar senden uzaklaşır ve kendine söversin. Ve hayal kırıklığına uğradığını sanırsın ama öyle bir şey yoktur. Sadece sen azim göstermemişsindir. Ve diğer ideallerinden de vazgeçmek istersin. Onu da gözden çıkardıktan sonra hiç bir şeyin kalmaz. İdeallerin, hayallerin olmadığı sürece geleceğin olmaz. Bu fani hayatta tiyatro misaliyiz, sadece oyuncuyuz ve hepimizi bir gün rolü bitecek. Bu tiyatro da gönlümüzce yaşayalım, isteklerimiz arzularımız çevremizdeki insanlara kişiliğimizi yansıtır ya. Bu tiyatronun sonu gelince de ‘’Ah keşke tiyatro da şunu yapıverseydim’’ diyerekten pişmanlık duyarsınız. En iyisi kalp sesi dinlemek. Zaman zaman olacaktır tabii ki hatalarımız ama bu hatalarımızın eminim ki telafisi de vardır. Kafamızı duvarlara vurmak yerine, kafamızı el üstüne koyalım. Hayat böyledir işte, arzuların olmadığı sürece ‘’ben neden yaşıyorum’’ dersin. He bu arada hayallerden de çok bahsettik sanırım. Ama bu hayallerin de üstüne fazla gitmenin iyi bir şey olmadığını söyleyeyim. İnsana her şeyi yaptırıyor… Hayat bu işte aslı tiyatro. Yaşamak için nefes alırken intiharların için nefeslerini alırsın. Bu sadece o anlık öyledir, zaman geçer sadece hatırlar kalır. Belki unutursunuz ‘’unutamam!’’ demeyin unutursunuz işte… Bu da lüzumsuz eziyettir kendinize. Acı çekmek boşunadır bu tiyatro da. Nasıl olsa size bir şey olsa arkanızdan üzülen de olmuyor. O yüzden bir şekilde ayakta durmaya gayret edin. Çünkü bu yolları düşe kalka gelirsiniz. İnsan olgunlaşıyor dert çeke çeke. Hayat sadece böyle mi demlenir diyorsanız ‘’hayır’’ diyeceğim sadece bu bir kısmıydı. Daha size anlatacağım çok şey var… Umarım bir şeylerin farkına geç de olsa varırsınız…

Deneme kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Endamlı Duruşunu Götürüyorsun

ENDAMLI DURUŞUNU GÖTÜRÜYORSUN

Sen gittiğinde, neler götürüyorsun bende, farkında mısın.?
Miadı dolmuş sevdaların, çarmıha gerildiği yerde,
ırgat gülüşlerinde saklı olan, bahtımın garipliğini götürüyorsun….

Sırtımda yokluğunun rüzgarı., sarılmayan ayrılık,
ufkumda göz ardı edilmeyen amellerin bilinci,
seni düşündükçe kahraman, sensiz mağlup benliğim,
isyanda gecelerim.., çıplak şafaklar…
Nisan yağmurlarının özendiği, iç ağlamalarımı götürüyorsun….

Hasretlik., anlımıza sürülen yazgı, korkutulmuş acılar,
beyaz sayfalara çizilen hıçkırıklarım, renk vermiyor,
bana düşen armağan karanlıklar, küsüyor……
Aranan yıldızların, gözlerindeki buluntusunu götürüyorsun….

Çocukluk anılarımın masumiyetinde yoksul sevgim,
ay ışığıyla örtülü kabuslarım, görünmüyor uykulara,
kaç nefes kaldı ki sana,… kavuşmalara…
Serin gecelerde birlikte yattığım, koynumdaki tebessümünü götürüyorsun….

Gönül ıstırabıma mesafeli bakışların,
bir tokat gibi iniyor, kanı çekilmiş bulvarlarıma..,
nereye baksam, çekip giden seslerin….
Sen bende, gizemli fotoğrafındaki, üşüyen sokaklarımı götürüyorsun….

Hırpani bir aşık edası, yalınayak,
hayatı kararmış bir ışığa soyunuyor,
damlayan yıldızlara saklanıyor hüznüm…
Yürek çeperime vuran, sarı karanfil kırıklığımı götürüyorsun….

Geceler, gözlerimin ödediği bedel,
ağzımda buruk bir tat, solgun odalar,
yitiyor hatıralar, düşüyor yanlarımda gökkuşağı…
Sen.., üşüyen nağmelerimdeki, dudak sıcaklığını götürüyorsun….

Bıktıran nazların eşikte.., aynalarda dağılmayan efkar,
aşksız sönük duraklarda, puslu beklemeler…
Sen., yaşama yenilmiş kavgamdaki, sağılan umutlarımı götürüyorsun….

Bir hovarda sevda işte benimkisi, ölü zamanlara denk…
Sen bende neleri götürüyorsun, biliyor musun.?
Ne, kirpiklerinde dökülen, ölümcül ayrılığın soluğu,
ne, mahkum olacağım, görünmeyen acılar,
ne de, sensizliğe başkaldırışım,
sen bende..,
sen bende, sevgili kokusundan avare, sürgündeki gönlümü götürüyorsun.

A.Vahap DAĞKILIÇ.1988.Kadıköy-İst.

Bu şiir Şairin GÜN GÖRMEMİŞ DÜŞLER adlı şiir kitabından alınmıştır.

Aşk Şiirleri kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Suyun Yüzü

Suyun Yüzü

Ne zaman ikindi yağmurlarına yakalansam,
savrulur kırık güller gönül bahçeme., akar gözlerimde hasretin,
vurulur sana bilenen günlerim, uğruna can verilen bakışlar tarafından.,
isyan kokar çığlıklar.., akar fırtına….
Bırakır eşiğimize kar kokan adını, yaşamın kapıları sürgülenir,
toprağa belenen ağıtlar kalır ardından,
gün soyunur omuzlardan tan vakti, el değmemiş düşlerim lekelenir.
Gizem olur gamzedeki caziben,
ağarır yarınlarım.,
kalır serkeş rüzgarlarda teninin utancı…

Ne zaman ikindi yağmurlarına yakalansam,
“Bir seni sevmiştim ölesiye” nağmeleri geçer, yağmur buğusu kirpiklerinde..
Eşkıya olur aynalar, yorgun mahzenlerde,
sürgüne soyunur ümitlerim,
kırılır tebessüm…
Kalır bir hatıra mesafesi aramızda, mahşer olur geceler,
yorulur seni taşıyan gözlerim,
üşür ateşe selam verenler, devrilir düşler.,
süzülür gecenin kollarında aşk,
ve, felaket olur yokluğun, eylül yapraklarında
kalır celselerde şuh kadın merhameti…

Ne zaman ikindi yağmurlarına yakalansam,
bir tetikte üşüyen umutlarım dağılır,
kalmaz takatim..,
Diyeti ödenen aşklar solar saçlarında,
yar olur soluğumdaki buse, acı yankılanır duvarlarımda,
iç kavgalarıma yetmez olur gücüm,
vurulur pusuda hayatım sabır kurşunlarıyla,
çöker yağmurlarım…
Oturur zaman suçlu sandalyesinde,armağan aşklar şahit
verilir hüküm,düşülür kayıtlardan bahar,
kalır çığlıkla aramızda birkaç dakika…

Ne zaman ikindi yağmurlarına yakalansam,
hüznümü paylaştığım leylaklar solar..,
öksüz olur Yusuf pahalı çehrelerde,
yanık akar ırmaklarım yeşile inat..
Uysal kılınır yer, çalınır çocuk yanlarım,
gelir misafir hüzün lekeli bakışlarla,
ağlar Züleyha……
Ertelenir vuslatlar; bir tebessüm sonu,
geçer yüzünün modası aynalar boyu,
hıçkırıklar kuşanır hayat,
kalır ellerimde bir deste keder…., sana rehin olur bu gönül.
Ne zaman ikindi yağmurlarına yakalansam,
yüreğimde yitik bir havar yükselir….

A VAHAP DAĞKILIÇ
Bu şiir Şairin GÜN GÖRMEMİŞ DÜŞLER adlı şiir kitabından alınmıştır.

Aşk Şiirleri kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Işıktaki Karanlık Günlerim

 

Yalın duygularla sevgini yaşamak,

ve senin sesinle süslemekti yarınları hayalim.,
olmadı, olmuyor…,
nazar engeli heveslere takılıyor gönlüm.,
talihsizlik kokuyor hep içler acısı anlatamadıklarım…
Sancılı yarınsız şehirlerdeki suskunluğum,
ve tükenilmişliğim kalıyor saklı dakikalarda.
Cemreler düşüyor iklimlerime, örtüyor seslerimi.
Hasretlerim, ıslak gözlü duygusallığım,
on ikiye isabet etmeyen kurşundaki suç oluyor.
Yakalanıyor boş kovanlar…,yitiyor gençliğim hedef tahtalarında.
Konaklıyor ellerime acizliğin hüznü…
Adres yetersiz, geri geliyor yeşile yolladığım içimdeki düşler.,
sedyedeki nefes yetmiyor. Kalıyorum çaresiz.,
ömür haftalara bölünüyor, hatta günlere..,
Cuma pazarlarında satılan günlük aşkların, eteklerinde dökülüyor namus aşısı.
Sarıyor karanlık bastığında gecenin korkusu şehri…
Vefasızlığın;
müşteri karşısında ziyafet gibi duran kadınsı güzellikle rağbet görüyor,
sönük yıldızlara has bir hürmetle.,
yüreğimdeki sevda,
terazi keselerindeki terkedilmişliği ve mahmur bakışlarındaki asaletle kan kaybediyor…,

yıldırım ile yakalanıyor vebal.
Sevincimi paylaştığım menekşe, hakaret eden bir güzellik tavrında, kokmuyor.
Islak karanlıkta temiz kalan bir şehvet, gururun tatlı günahıyla vuslatta. Soluklarda uykuya direnen gözkapağı acziyeti…
Gülüyorsam kirpiklerimde ilkbahar, ağlıyorsam bir sıfır öndeyim.
Bir dilenci yalvarışı çiseliyor, gül bedenlere.
Gönüller bedbaht ve suçsuz infazda..
Kolalı gömlek ve biryantinli saçlarla karşılanıyor şiirdeki hıçkırıklar., ardından ocak söndüren tebessümler.
Katar vagonları sahipsizliğim yirmi beş, yanında dinmeyen göz yaşlarım bedava.
Yatı misafirliğine giden heyecanla tenler satılıyor, pencere pervazlarında. orijinalinden ucuz, ikinci el fiyatına.,
çocuksu memleketlerim yasta.,
günlerim küskün bir tutam yasemen.., ve gecelerimin üstündeki dolunayım silik., yorgan kenarı kaçamaklar tatsız.
Seni yaşamaya adanmış, yüzüme gözüme bulaştırdığım bu hayat, yalpa yapıyor, akit bozuyor.
Eriyor sevgiler, gül bahçeleri mahzun. Ellerim tutsak ve sesim yaralı. Çıkmazlardayım.
Furkan gözlerinden başka hiçbir yolum yok.

A.Vahap DAĞKILIÇ.
Bu şiir Şairin GÜN GÖRMEMİŞ DÜŞLER adlı şiir kitabından alınmıştır.

Aşk Şiirleri kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Özlemle Sevmek

Ömrümde hep delice sevmek istedim bir kadını,

Başını dayayıp bağrıma yavaşça ve sessizce,

Saçlarını okşamak isterdim, uzun, uzun,

Koklamak ve yeniden okşamak, çıkararak tadını,

 

Boynuma sarılsın isterdim, doya, doya korkmadan,

İçinden geldiği gibi, dürüstçe ve utanmadan,

Varlığımız huzur dolsun, ruhumuz sıkılmadan,

Belki de ağlamak, ama gözyaşlarını akıtmadan,

 

En sevdiğim şey olsun isterdim, onun yanındayken,

Dizlerine yatayım, bıkmazken ve usanmazken,

Konuşmadan, umutla, sadece gözlerine bakarken,

Oda baksın sevgi yeşili gözleriyle, elleri ellerimdeyken.

 

Öyle çok sevdim ki seni, masum ve dürüstçe,

Sakladım sandıklara, hiç azalmasın sevgim diye,

Yalnızca seni ve yine bıkmadan usanmadan,

Özlemle sevmek için, dünde ve bugünde,

Özlemle beklemek için, yarında ve gelecekte,

Hazırım bir ömür beklemeye, ruhumda ve bedenimde.

Fatih Tahiroğlu

Aşk Şiirleri kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Üsküdar Sevgili, Üsküdar adamı

Tam hatırlamıyorum,
Şu an tam aklım yerim de değil,
Hiç bir zaman tam değildim.
Öyle bir zamandaydım.

Gözüküyordu uzaktan, seninle birlikte Üsküdar’da bir erkek.
Sana pek bi’ istekliydi, pek hevesliydi.
Ellerinden elleri kaymıyordu, eminim.
Yine gözetliyordu uzaktan sizi, Üsküdar’da bir erkek.

Yine tam hatırlamıyorum.
Şu an tam aklım ben de değil.
Her zaman öyleydi.
Onunla seni gördüğün zamanlar, bu zamanlardaydım.

 

Aşk Şiirleri kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın