Arayış…

ARAYIŞ

Ben yolculukları sevdim, kendimi aramayı..

Bulamayınca evime dönmeyi özledim..

Evimde olmayı..
Ruhuma her eklenen yeni tecrübede ev sahipliği yapan dost insanları özledim..
Geçmişten bir dönemi özledim DÖNMEYİ istediğim..
Kendimi hatıralarımda bulamayınca,
Evime dönmek istedim…

ama evimi de bulayınca,..
Yine yeni yolculuklara çıkmak istedim..

Seyyah…

Seyyah

 

Ahhh Anne

Ahhh anne, kapattım sevdamı, kilitli sandıklara,

Aşk, ne sınır dinler, ne yasak nede para bu dünyada

Herkes sever gücü kadar ya da umutlarınca,

Herkes sever insan olduğu için herkes kadar eşit şartlarda,

Buna aşk denir, bundan sonrası kara, kapkara sevdalara,

Giden yollarda ömür eskitmekmiş sevmek uğruna,

Bitti takatim, işte bak geldim gücümün sonuna,

Sonrası muamma, sonrası ızdırap ve sonrası sonsuzluk,

Ve bundan sonra aşktan muzdarip olan biz herkes,

Ya kaybettik sevdiğimizi yada kaybetmek istedik benim gibi,

Böyle düşünüyorken uyandım gecenin en karanlığında,

Kan ter içinde anladım, aslında benmişim anne,

Kaybolan oğlun, kara büyülü, kara sevdalarda

Efsunlu ilaçlar bile merhem olmaz yaralarıma,

Belki uzaklarda, çok uzaklarda, hiç gitmediğim diyarlarda,

Küçük bir kız çocuğu unutturur seni bana,

Dilini, dinini bilmediğim insanların aşk masallarında,

Kim bilir belki de yüreğimin kesif yalnızlığında,

Şimdiden kestirmek çok zor nerede ve nasıl olacaksa da,

Unutmak için gideceğim dünyanın bir ucuna,

Ya unutmak yada ölmek, belki de geri dönmemek,

Belki de daha acısı sensiz yaşamayı öğrenmek,

 

Ahhh anne, kapattım sevdamı, kilitli sandıklara,

Sorma sakın “Sen ne yaptın diye” bana,

Bilmiyorum ama bilmekte istemiyorum,

Hatırımda olan yalnızca aşkı var şu anda,

İflah olmam da unutmam da taa şuramda,

Sanırım sevdim be  anne, belki de şuursuzca,

Sevmenin acı verdiğini görmedim ki, ben hiç sende,

Bu deli oğlun alışkın değil, yüreğine gem vurmaya,

Özgür kırlarda, serbestçe dolaşan atlar gibi,

Filmlerdeki unutulmaz, büyük sevdalar gibi,

Büyük savaşların, korkusuz ve güçlü askerleri gibi,

Ölüme gülüp, sadece sevdiğine ölen aşkında,

Hayatından geçip, hayat veren sevdiği uğruna,

Dağ gibi, kale gibi, adam gibi derler ya işte öyle,

Bir adamın kalıntıları bunlar anne,

Oğlun bu anne, yada O’ndan geriye ne kaldıysa…

 

Ahhh anne, kapattım sevdamı, kilitli sandıklara,

Hayatımda olmayan keşkeler başlıyor işte ilk burada,

Bana kızdığın anlar var ya, anne hani saklandığımda dolaba,

Kulaklarımın sızısı sararken tüm bedenimi yavaşça

Ve az sonrasında ki,  sıcacık kucaklaşmalarda,

Unutulurdu yaşananlar o andan önceki tüm kavgalarda,

Keşke anne, keşke diyorum yaşadığım bu aşk da,

Kalbimin sızısı da senle yaşadığımız kavgalar gibi,

Aşkımla sıcak bir kucaklaşma ve son bulsaydı bir anda,

Ama olmuyor anne senden başkasıyla olmuyor asla,

Birde, canımı yaktığın anlar vardı ya anne,

Ben ağlarken utanmadan hıçkıra, hıçkıra karşında,

Dayanamayıp benle ağladığın zamanlarda,

Bütün acılarım biter ve mutlu olurdum yanında,

Keşke anne keşke O’da yaktığında canımı bir anda,

Senden sonra dünyada ilk defa O’nun karşısında,

Yine utanmadan ağlayınca hıçkıra, hıçkıra,

Benle ağlayıp üzüldüğünde azalsaydı acılarım,

Mutlu olabilseydik keşke, aşkı bulduğumuzda,

Hayat bu, herkesi dağıtıyor başka, başka yollara,

Senden başkasıyla olmadı anne zaten olmuyor da,

Hayatta ki güçsüzlüğümü ve zayıflığımı,

Gözlerimden akan en değerli gözyaşlarımı,

Hayatımdaki en değerli iki kadın gördü anne,

Başkası ne bilecek nede görecek bir daha asla,

Birisi sen, biriside beni benden eden,

 

Ahhh anne, kapattım sevdamı, kilitli sandıklara,

Gün ışığı ve umut uğramaz artık buralara,

Yalnızlık ve ben, ben ve karanlık zindanlar,

En yakın dostlar olduk, aşkımın sokaklarında,

Ben, bir çocuk ve birkaç umutsuz aşık daha,

Volta atıyoruz sanki ölüm cezası almış mahkumlarla,

Bitmeyen mahpus damının, sonsuz ve dar koridorlarında,

Fatih Tahiroğlu

 

Son Şiirin Son Satırları

Son şiirin son satırları olsun bunlar,

Şair artık sussun, ne konuşsun ne de yazsın,

Mısralar dile gelmesin, gözyaşı dökülmesin,

Aşkı yazdıran insan kalsın sadece yüreğinde,

Bu aşk yaşanmasın tekrar başka biriyle,

Özel olduğu anında ve anılarında,

Bir sandığa kilitleyip sakla ömür boyunca,

 Son şiirin son satırlarında hüzün olmasın,

Ayrılık acısı ya da intizar birilerine,

Gözlerindeki yeşil sevda kalsın anılarda,

Birde yaşanmışlığın tatlı hazları damaklarda,

Senle yaşanan sonsuz kalsın anılarda,

Yada tekrar senle yaşansın yaşanacaksa,

Gerisi olmasın yada şair gitsin kalmasın buralarda.

 Son şiirin son satırları yine senle bitsin,

Bilmem hatırlar mısın “Ve sen” diye başlamıştı,

Aşkın kağıda yansıyan siyah çizgileri,

Seni anlatabildiğim on iki şiir,

On iki destan ve her biri senle dolu,

Seni bu dünyaya tanıtıp seni haykıran,

Benden çok sevecekler seni, belki de

Çekilen çileni ve hayat mücadeleni,

Gözlerindeki sevgi yeşili, ve gülümsemeni,

Şair benim ya bu şiirlerde aşkım

Benden daha fazla aşık olamazlar sana,

 Son şiirin son satırları da bitti işte,

Şair üzgün ama umutlu gelecekten,

Bir gün yine şiir yazarsam kağıtlara,

Seni yine bulmuşumdur küçücük dünyada,

Ve delice sevmişimdir yine eskisi gibi,

Kalemlerimi saklıyorum, kara kuytulara,

Duygularım bende saklı adı senle olsa da,

Ne denir ki bu aşkın son kelimesin de,

ELVEDA anlatmaz ki, bu yaşananları,

Seni elveda ile uğurlamak istemem geleceğe,

Belki diyelim, belki de bir gün,

Bu hayatın başka bir yerinde ve yine senle……..

Fatih Tahiroğlu

Sevgili Öğretmenim

Sevgili Öğretmenim

Sevgisinin sonu yok,

Kalbinin şefkati çok,

Gönlü büyük, gözü tok,

Sevgili öğretmenim.

Bilgisi ışık saçar,

Sözleri gönül açar,

Ruhum sevinçen uçar,

Sevgili öğretmenim.

Bekliyoruz yolunu,

Sardık sağla solunu,

Uzat bize kolunu

Sevgili öğretmenim.

Toplandık dizi, dizi,

Sev, okşa hepimizi,

Sensin okutan bizi,

Sevgili öğretmenim.

Doğru yol gösterirsin,

Okutur, eğitirsin,

Bize bilgi verirsin,

Sevgili öğretmenim.

Seni candan severiz,

Saygı duyar överiz,

Ellerinden öperiz,

Sevgili öğretmenim!..

Baba

Babalar aslında en çok kızlarını severler;
Nedendir bilir misiniz?
Çünkü kız babası olmak,
Farklıdır, özeldir bambaşka bir duygusallık verir babalara
Hayatında hiç ağlamayan babalar bile kızlarını ellerine aldıklarında tutamazlar göz yaşlarını.

Ama bir taraftan da zordur kız babası olmak.
Bir kız iki evlat demektir.
İki canı birden sırtına yüklenmek demektir.
Çünkü biri iki yapan da kadındır, ikiyi üç yapan da.

Bunu bildiklerinden babalar,
Onların üzerlerine daha da titrerler.
Onlara her baktıklarında annelerini,
bazen kırdıkları ama her şeye rağmen onları yetiştiren annelerini anımsarlar.

Ama bir yandan da koruma iç güdülerine yenilirler.
Kızlarına hiçbir şey olmasın
Onlar hiç üzülmesin,
Gözlerinden bir damla yaş gelmesin isterler
O bir damla yaş için koca dünyayı yıkacak olurlar.

Ama bu sevgilerini,
bu bağlılıklarını,
asla gösteremezler, utanırlar.
Çünkü baba demek; güçlü, çatık kaşlı olmak olarak öğretilmiştir onlara.

Gülümsemek isterler o güzel kızlarına gülümsemek
Ama rolünün dışına çıktıklarını düşünüp
Dönerler eski çatık kaşlı, gergin suratlarına
Bazen ağlamak isterler
Ama “Erkekler ağlamaz” denmiştir onlara
Yapamazlar bu yüzden saklarlar gözyaşlarını.

İşte böylece her şeyi içlerine atarlar
Kız babaları
Yansıtmazlar asla duygularını.

Ama dayanamazlar gece yarılarına
Ve giderler o güzel kızlarının tatlı şirin odalarına
Uzun uzun bakarlar yüzlerine
Ve bir kez daha hayran olurlar
O muhteşem güzelliklerine
Gündüzleri dokunamadıkları gözlerine, ellerine
Hiç bırakmayacakmış gibi dokunurlar
İçlerindeki duygunun gözyaşlarını boşaltırlar
Ve yavaşça güzel kızlarını öpüp
“İyi geceler” derler
Derinden derinden.

Eğer siz de bir sabah uyandığınızda yanağınızda
Bir damla gözyaşı hissederseniz
Bilin ki babanız o gece de sizi izlemiş
Ve en sonun da “iyi geceler” deyip gitmiştir…

Sevgi

Sevgi

Sevgi ışık, sevgi umut
Kâinatın gizi sevgi
Sevgi soyut, sevgi somut
Gönlün gören gözü sevgi

Sevgi huzur, sevgi barış
Sevgi ilmek, sevgi nakış
Sevgi gülüş, sevgi bakış
Gönüllerin közü sevgi

Sevgi bahar, sevgi rahmet
Sevgi kazanç, sevgi servet
Sevgi dostluk, sevgi sohbet
Ömrün tadı, tuzu sevgi

Sevgi güneş, sevgi ateş
Sevgi menzil, sevgi yoldaş
Sevgi Yunus, sevgi Bektaş
Yesevî’nin sözü sevgi

Sevgi hayat, sevgi dünya
Sevgi gönül, sevgi derya
Sevgi bâde, sevgi rüya
Sevgilinin nazı sevgi

Sevgi ilim, sevgi irfan
Sevgi çâre, sevgi derman
Sevgi Tanrı, sevgi iman
Dört kitabın izi sevgi

Sevgi evvel, sevgi âhir
Sevgi kevser, sevgi nehir
Sevgi tılsım, sevgi şiir
Ozantürk’ün özü sevgi

Emrah Demirkıran

HÜZÜN

Diner bütün acılar ömür sona erince

İçimdeki bu hüzün uçsuz bucaksız derya,
Gönlüm dalgaların da dolaşır ömür boyu.
Rıhtımlarda yakamoz,limanlar yıkık rüya,
Şafak hicran rıhtımı,gurupsa vuslat koyu.

Herzaman rüzgar esar,fırtınalı serince,
Soğuklar çığlık atar dışardaki tellerde;
Bir koro eşlik eder fırtına yükselince,
Dinmeyen bir sızıya kalbimde derinlerde.

Gönlümde yanan alev,yollarımda ızdırap,
Ne rıhtım ne yakamoz görünmez rıhtım bile,
Ama duyulur sesi hüzünle vurur mızrap,
Ne nağmeler dinletir,ruhumun güftesinde.

Yanar gönül yıkanır,bu hüzün deryasnda,
Acılar sızar kalbe acıtır ince ince,
Bırakmaz peşim sıra,dolanır hep peşimde,
Diner bütün acılar ömür sona erince.

Mahmut UÇAN

HASRET

BIR YARE 

BIR MEMLEKETE

BIR DE KARA TOPRAGA

 

SILADAN AYRILILA 6 SENE OLDU

HASRETIN GOGSUME SIGMAZ OLDU

YARE GIDEN YOLLAR CIKMAZ OLDU

HER CABA HEDER OLDU

HER GIDISIN BIR DONUSU OLDU

BU YOLUN SONU SONSUZ OLDU

YUREGIM YERINDE DURMAZ OLDU

KELIMELER BANA YETMEZ OLDU

DERDIMI YOLLAR DINLEMEZ OLDU

 

GONLUM GAYRi HASRETLE DOLDU

BIR YARE 

BIR MEMLEKETE

BIR DE KARA TOPRAGA