Hani

Hani şimdi çektin gittin,
Ardında bıraktığını düşünmeden,
Sorumsuzca terk ettin,
Kıymet nedir bilmeden .

Hani birbirimize söz vermiştik,
Birbirimizi hiç üzmeyecektik,
Bizi ayıran bir tek ölüm olacaktı,
Bırakıpta gitmeyecektik.

Hani ne olursa olsun ayrılmak yoktu
İkimizde çok sevmiştik
Sevgimiz Ferhat ile Şirinin’kinden bile çoktu
Biz yemin etmiştik

Mehmet KATMIŞ.

Arayış…

ARAYIŞ

Ben yolculukları sevdim, kendimi aramayı..

Bulamayınca evime dönmeyi özledim..

Evimde olmayı..
Ruhuma her eklenen yeni tecrübede ev sahipliği yapan dost insanları özledim..
Geçmişten bir dönemi özledim DÖNMEYİ istediğim..
Kendimi hatıralarımda bulamayınca,
Evime dönmek istedim…

ama evimi de bulayınca,..
Yine yeni yolculuklara çıkmak istedim..

Seyyah…

Seyyah

 

Ahhh Anne

Ahhh anne, kapattım sevdamı, kilitli sandıklara,

Aşk, ne sınır dinler, ne yasak nede para bu dünyada

Herkes sever gücü kadar ya da umutlarınca,

Herkes sever insan olduğu için herkes kadar eşit şartlarda,

Buna aşk denir, bundan sonrası kara, kapkara sevdalara,

Giden yollarda ömür eskitmekmiş sevmek uğruna,

Bitti takatim, işte bak geldim gücümün sonuna,

Sonrası muamma, sonrası ızdırap ve sonrası sonsuzluk,

Ve bundan sonra aşktan muzdarip olan biz herkes,

Ya kaybettik sevdiğimizi yada kaybetmek istedik benim gibi,

Böyle düşünüyorken uyandım gecenin en karanlığında,

Kan ter içinde anladım, aslında benmişim anne,

Kaybolan oğlun, kara büyülü, kara sevdalarda

Efsunlu ilaçlar bile merhem olmaz yaralarıma,

Belki uzaklarda, çok uzaklarda, hiç gitmediğim diyarlarda,

Küçük bir kız çocuğu unutturur seni bana,

Dilini, dinini bilmediğim insanların aşk masallarında,

Kim bilir belki de yüreğimin kesif yalnızlığında,

Şimdiden kestirmek çok zor nerede ve nasıl olacaksa da,

Unutmak için gideceğim dünyanın bir ucuna,

Ya unutmak yada ölmek, belki de geri dönmemek,

Belki de daha acısı sensiz yaşamayı öğrenmek,

 

Ahhh anne, kapattım sevdamı, kilitli sandıklara,

Sorma sakın “Sen ne yaptın diye” bana,

Bilmiyorum ama bilmekte istemiyorum,

Hatırımda olan yalnızca aşkı var şu anda,

İflah olmam da unutmam da taa şuramda,

Sanırım sevdim be  anne, belki de şuursuzca,

Sevmenin acı verdiğini görmedim ki, ben hiç sende,

Bu deli oğlun alışkın değil, yüreğine gem vurmaya,

Özgür kırlarda, serbestçe dolaşan atlar gibi,

Filmlerdeki unutulmaz, büyük sevdalar gibi,

Büyük savaşların, korkusuz ve güçlü askerleri gibi,

Ölüme gülüp, sadece sevdiğine ölen aşkında,

Hayatından geçip, hayat veren sevdiği uğruna,

Dağ gibi, kale gibi, adam gibi derler ya işte öyle,

Bir adamın kalıntıları bunlar anne,

Oğlun bu anne, yada O’ndan geriye ne kaldıysa…

 

Ahhh anne, kapattım sevdamı, kilitli sandıklara,

Hayatımda olmayan keşkeler başlıyor işte ilk burada,

Bana kızdığın anlar var ya, anne hani saklandığımda dolaba,

Kulaklarımın sızısı sararken tüm bedenimi yavaşça

Ve az sonrasında ki,  sıcacık kucaklaşmalarda,

Unutulurdu yaşananlar o andan önceki tüm kavgalarda,

Keşke anne, keşke diyorum yaşadığım bu aşk da,

Kalbimin sızısı da senle yaşadığımız kavgalar gibi,

Aşkımla sıcak bir kucaklaşma ve son bulsaydı bir anda,

Ama olmuyor anne senden başkasıyla olmuyor asla,

Birde, canımı yaktığın anlar vardı ya anne,

Ben ağlarken utanmadan hıçkıra, hıçkıra karşında,

Dayanamayıp benle ağladığın zamanlarda,

Bütün acılarım biter ve mutlu olurdum yanında,

Keşke anne keşke O’da yaktığında canımı bir anda,

Senden sonra dünyada ilk defa O’nun karşısında,

Yine utanmadan ağlayınca hıçkıra, hıçkıra,

Benle ağlayıp üzüldüğünde azalsaydı acılarım,

Mutlu olabilseydik keşke, aşkı bulduğumuzda,

Hayat bu, herkesi dağıtıyor başka, başka yollara,

Senden başkasıyla olmadı anne zaten olmuyor da,

Hayatta ki güçsüzlüğümü ve zayıflığımı,

Gözlerimden akan en değerli gözyaşlarımı,

Hayatımdaki en değerli iki kadın gördü anne,

Başkası ne bilecek nede görecek bir daha asla,

Birisi sen, biriside beni benden eden,

 

Ahhh anne, kapattım sevdamı, kilitli sandıklara,

Gün ışığı ve umut uğramaz artık buralara,

Yalnızlık ve ben, ben ve karanlık zindanlar,

En yakın dostlar olduk, aşkımın sokaklarında,

Ben, bir çocuk ve birkaç umutsuz aşık daha,

Volta atıyoruz sanki ölüm cezası almış mahkumlarla,

Bitmeyen mahpus damının, sonsuz ve dar koridorlarında,

Fatih Tahiroğlu

 

Son Şiirin Son Satırları

Son şiirin son satırları olsun bunlar,

Şair artık sussun, ne konuşsun ne de yazsın,

Mısralar dile gelmesin, gözyaşı dökülmesin,

Aşkı yazdıran insan kalsın sadece yüreğinde,

Bu aşk yaşanmasın tekrar başka biriyle,

Özel olduğu anında ve anılarında,

Bir sandığa kilitleyip sakla ömür boyunca,

 Son şiirin son satırlarında hüzün olmasın,

Ayrılık acısı ya da intizar birilerine,

Gözlerindeki yeşil sevda kalsın anılarda,

Birde yaşanmışlığın tatlı hazları damaklarda,

Senle yaşanan sonsuz kalsın anılarda,

Yada tekrar senle yaşansın yaşanacaksa,

Gerisi olmasın yada şair gitsin kalmasın buralarda.

 Son şiirin son satırları yine senle bitsin,

Bilmem hatırlar mısın “Ve sen” diye başlamıştı,

Aşkın kağıda yansıyan siyah çizgileri,

Seni anlatabildiğim on iki şiir,

On iki destan ve her biri senle dolu,

Seni bu dünyaya tanıtıp seni haykıran,

Benden çok sevecekler seni, belki de

Çekilen çileni ve hayat mücadeleni,

Gözlerindeki sevgi yeşili, ve gülümsemeni,

Şair benim ya bu şiirlerde aşkım

Benden daha fazla aşık olamazlar sana,

 Son şiirin son satırları da bitti işte,

Şair üzgün ama umutlu gelecekten,

Bir gün yine şiir yazarsam kağıtlara,

Seni yine bulmuşumdur küçücük dünyada,

Ve delice sevmişimdir yine eskisi gibi,

Kalemlerimi saklıyorum, kara kuytulara,

Duygularım bende saklı adı senle olsa da,

Ne denir ki bu aşkın son kelimesin de,

ELVEDA anlatmaz ki, bu yaşananları,

Seni elveda ile uğurlamak istemem geleceğe,

Belki diyelim, belki de bir gün,

Bu hayatın başka bir yerinde ve yine senle……..

Fatih Tahiroğlu

Barış olalım, Barış kalalım

Barış olalım, barış kalalım.

Bütün dünya barış kalsın.

Bugün herkes mutlu olsun,

Yaşasın Barış.

Küslük olmasın dünyada,

Üzülmesin çocuklar,

Çocuklar barış olmalı,

Yaşasın barış.

Bir gün değil yalnız,

Her gün barış olsun,

Barış olalım, barış kalalım,

Yaşasın barış.

Gelin barışalım hepimiz,

Savaş diye bir şey kalmasın artık,

Bu gün barış günü olsun,

Yaşasın barış.

Dilara Eda BATIR

Çerçevenin İçindeki Bahar

Küçük ve boş bir çerçevenin içinde saklısın sen.
Bakmayı bilmeyenin göremediği,
Benimse;
Her bakışta keşfettiğim efsunlu bir bahar gibi.
Duvarların yok senin,
Bulutların var günün her anı ruhunu resmeden,
Ve saklambaç oynayan yaramaz güvercinlerin;
Parmaklarından gökyüzüne yükselen. 

Küçük ve boş bir çerçevenin içinde saklısın sen.
Yeşili sevmeyenin gidemediği,
Benimse;
Her adımda farkettiğim emsalsiz bir kumsal gibi.
Çakıl taşların yok senin,
Fallardan firar etmiş papatyaların var gökyüzüne uzanan.
Rengarenk bir gökkuşağı senin yüreğinden güne başlayan.
Ve umut kırmızısı bir toprak bakışlarınla sulanan.

Küçük ve boş bir çerçevenin içinde saklısın sen.
Etrafında kan kırmızısı ve mis kokulu güllerin olduğu,
Kıyısında şiir okuyan balıklarla dolu ırmakların bulunduğu,
Bakmayı bilmeyenin göremediği,
Benimse;
Şu küçük ve boş çereçevenin içine sığdırdığım koskoca bir bahar gibi.

29 Ekim 2009

Gökyüzü

Gece…

Uçuşur düşünceler,

Gecenin bir yerinde.

Yakamoz yüklenir gemilerime.

Birikmiş hayaller

karşıma çıkar.

Yaşanmış günler yokluğunda

Bir asır gelir hüzün.

Sana dair şiirlerim…

Ne olur şu kapıdan

Ansızın çıkıp geliversen..

Bekliyorum gecenin bir yerinde,

Ellerimde kurumuş güller,

Gözlerimde ışık,

Gamzelerimde bıraktığın son öpücük….

Canan.