En Çok da Yokken Varsın

zaman
yokluğunun en ağır vurduğu saatlere ilerlerken
yokluğun
varlığın kadar büyük içimde
çözdükçe karışan bir bilmece gibi gece
seni böyle tastamam
içimde hissederken
bu kadar mutsuz olmam
neden ki sence

sokakta buluyorum kendimi bazen
avutuyorum sonra da
uyku tutmamıştır
bir şey takılmıştır diye aklıma
ama biliyorum ki sensin neden
hep sendin aslında
dipsiz bir kuyusun içimde
her şeyimi attım dolmuyor
ben de istiyorum olsun diye
ama inan ki, inan ki olmuyor

şehir bana düşman oldu sanki
hayaline bile değişemiyorum hiçbir mutluluğu
gül bahçesinde dikenlere dolanmak gibi
adım adım küçültüyorum İstanbul’u

hâlâ bakıyorsam aynaya
dışarı çıkmadan önce
belki bir gün olur da
beni görürsün diye
bir caddede
bir sokakta

sanki her yüz buruk
her yer soğuk
her şey donuk yokluğunda
benim değil gibi ellerim
artık en basitler en zor
yokluğuna alıştıkça
artıyor özlemin
hüzünlerim bire bin
sevinçlerim bine bir veriyor

bazen rastlıyorum o şarkıya
daha mı hüzünlü artık notalar
içimdeki yıkıntıya
ne kadar yağmur yağar
sensizlik nakaratımda
daha kaç nota var

ilham perim
iyilik meleğim
kırık penceremdeki büyülü çiçeğim
güneşim oldun
zamansız açtın
amansız soldun

sessizlikle mühürleniyor
sensiz geceler…

resimli şiirler

Gülüm Benim

 Birden girdin dünyama

Gecemde Gündüzümde

Her yerde,

Seni görür müydüm rüyamda?

Belki karda,

Belki yağmurda

Tıpkı rüzgara kapılan

İki yaprak gibi,

Savrulduk bir yandan bir yana

Biter bir gün bu coşku

Biter bu heyecan

Bitmeli zaten

Yoksa dayanılmaz.

İnişe geçmeli duygular

Dengeler sağlanmalı

Yeniden durulmalı

Hayata devam etmeli

GÜLÜM,

Devam etmeli…

Suskun Satırlar

SUSKUN SATIRLAR

Hatırladım da geçen yıl bu günü
Günlerden çarşambaydı zaman gece yarısı
Sevdamız susuyordu biz ağlıyorduk
Biz ağlıyorduk gözlerimiz karşı karşıya
Ellerimiz kenetlenmişti sanki,inadına susuyorduk
Sonra yağmur başlamıştı ağlamaya
Biz ağlıyorduk yağmur ağlıyordu doyasıya inadına
Sessizliğimiz yorulmuştu biz daha yolun başında
Çok vardı oysa sabaha ağlanacak çok şey vardı daha

Ne de çabuk olmuştu sabah ama sensiz
Ellerin ellerimdeydi hala, ama soğuk
Gözlerin daha nemliydi fakat kapalıydı
Ben kapamıştım ellerimle.
En son kuşum demiştin bana “beni unutma”
Bir de yankısını duymuştum sonra
“beni unutma”
Ben de yemin etmiştim sana
Sen duymamıştın oysa yeminimi asla, asla…
Ve seninleyim bugün günlerden yine Çarşamba
Zaman gece yarısı ellerin ellerimde desem ama…

Bugün sana öldü dediler , hayır dedim
İşte mezarı bedeni çürüdü dediler, bağırdım
O yaşıyor dedim mezarı benim
O yaşıyor ben yaşadığım sürece
benim bedenimde
Ve ben ölene kadar o benimle.
Ellerimi açtım Allah’a, gönlümü sana , yinee
Kuşum diye başladım cümleme
Bağırdım yaşadığını ispatladım herkese
İnandılar biliyor musun HE dediler.

Zamansız gidişin çok yıktı beni
İşte, sensiz yaşamayı öğrenemedim daha
Daha sensiz kaç Çarşamba kim bilir
Belki ben de yanında olmalıyım,hep seninle
Ama seni kim yaşatacak o zaman bedeninde.
Şimdi yaşıyorum seni yaşatıyorum aslında
Her Çarşamba , gece yarısı zaman
Kulağına geliyor mu bilmem birkaç mısra.
Seni şiirlere anlatıyorum önce
Sonra hep sana okuyorum o şiirleri
Bazen de en sevdiğin şarkıyı dinliyorum
Ya da bana seni anlatan şarkıyı
“Gülbebeğim”

Pek beli etmiyorum ama
Seni ne çok özlüyorum
Şimdi anlıyorum seni hala çok seviyorum.
Ne zaman ki günlerden yine Çarşamba olacak
Beni yanında bulacaksın
Ellerin ellerimde, gözlerin gözlerimde olacak yine..
Bu defa ayıramayacak bizi
Ne rüzgar, ne yağmur, ne de suskun satırlar.

Gidiyorum

Gidiyorum


Gönlümün sarayında senle başladı şölen,
Tacı tahtı bıraktım kapında oldum kölen.
Benden önce buldun mu var mı yoluna ölen?
Dilinin yalanını çözerek gidiyorum.
Yaşananlar ortada yaptığın büyük ayıp,
Gözyaşı deryasında yüzerek gidiyorum.

Ayrılmazdım yanından severdim ömür boyu,
Aşk deyip hapsettiğin dibi görünmez kuyu,
Seç dedim yüreğime ret çıktı sana oyu,
Hicran yolculuğuna kızarak gidiyorum.
Bulanık sularında biten sabrı sınayıp,
Vefalı yüreğimi üzerek gidiyorum.

Tebessümle baktığım anılar olmayacak,
Gönlüm hasret kaldığı huzuru bulmayacak,
Biliyorum yaptığın yanına kalmayacak,
Sevdamı yalanlardan süzerek gidiyorum.
Gönlünün yıldızıyken uzak diyara kayıp,
Hüzün bulutlarında gezerek gidiyorum.

Zam yaptın çoğalıyor dertlerimin alayı,
Hazana erdi bitti yaşadığım gül ayı,
Bir daha bulamazsın gönlümdeki sılayı,
Hüzünler hanesine yazarak gidiyorum.
Kapattım hesapları borçluyu kendim sayıp,
Üzerine bir çarpı çizerek gidiyorum.

Dil yarası geçmezmiş uyarmıştım başından,
Kurtuldum dört mevsimde yaşattığın kışından,
Dikersin başucuma çatlak sabır taşından.
Yüreğimdeki devi ezerek gidiyorum.
Okundu artık sala hayat bulmaktan cayıp,
Aşkımıza mezarı kazarak gidiyorum

Yıldız toksöz

Sus

Beklenmeyecek kadar hızlı gelen ayrılık
Gidişat iyi değil
Vücudumda tanısını koyamadığım titreme
Ve nedene bağlı gözyaşı
Umutsuz muyum bugünlerde
Şiirlerde hüsranın izleri
Ve zayiata doğru giden hayatlar
Baki kılmak ise bir şeyleri
Yorucu …
Sana yazılacak bende
Üzeri kapalı kelimeler …
Sandım ki her emeğin bir karşılığı var
Bu uğraş tek kişilik …
Sen sus ben yazarım
Sen sus ben ….

Camekanda sergilenir bir gelinciğin intiharı

dalında kurumuş bir kasabayı
emzirir takvim
kanatları yolunmuş
taş basması bütün ahali

yüklenip giderken süvarisi aşkın
kızgın bir demirdir tutku

vakitsiz soğur
yitirmenin kireç teni
göğün ağışına sızar
zakkum acısı

camekanda sergilenir
bir gelinciğin intiharı

taze bir orospu kızarır yanaklarımda
tabanına gül kurusu döşenmiş bir evde

yüklenip giderken süvarisi aşkın
kızgın bir demirdir tutku

saçı örgülü kızlar
süpürür kapı önlerine tutkuları
içlerinde gömülü bir konuk
dağ kırlangıcı kanatlı

aşk minyatürleri silah kuşanır
köpek balıklarına karşı
batık bir gemi
yavukluyla kurulan yuva düşleri

yüklenip giderken süvarisi aşkın
kızgın bir demirdir tutku

Yine de

Soluğum hüznümle daralır
Ne yapsam nafile
Geceye dönüverir zaman
Ve nereye baksam
Orada terk edilirim
Düşer göz kapaklarım
Keskinleşir
Kalbime saplanan hançer
Sen gidersin
Ellerinde mevsim döner
Güzelleşir saçların yürüdükçe
Yürüdükçe sen
İpi geçirir boynuma sessizliğim
Bakarım öylece
İpten
         Aşağı
                 Sarkarak
Dilim kesilir ömrüm
Bir yanlışlığa dönüşür
Celladını arar gözlerim
Ama fakat
Bir ölmek az mı gelir yine de

HASRET

BIR YARE 

BIR MEMLEKETE

BIR DE KARA TOPRAGA

 

SILADAN AYRILILA 6 SENE OLDU

HASRETIN GOGSUME SIGMAZ OLDU

YARE GIDEN YOLLAR CIKMAZ OLDU

HER CABA HEDER OLDU

HER GIDISIN BIR DONUSU OLDU

BU YOLUN SONU SONSUZ OLDU

YUREGIM YERINDE DURMAZ OLDU

KELIMELER BANA YETMEZ OLDU

DERDIMI YOLLAR DINLEMEZ OLDU

 

GONLUM GAYRi HASRETLE DOLDU

BIR YARE 

BIR MEMLEKETE

BIR DE KARA TOPRAGA

Yolum

        

        YOLUM

 

mercan dede nin tilsiminda 

bir metris turkusu ile

olumun sonsuzluguna 

gonlumun ebediyetine

 

yuregimin cigliklari ile

sessiz haykirislarimla

misralarin esaretinde

inancla ozgurluge

 

dostun kor kursunu ile

yarin hancer sozleriyle

gonlumun hazan cehresinde

mutlak umuda

 

arzularla

inancla

sevgiyle

SEVGILIYE……