Berat Kaçar – Hayat Bölüm 1

Yeni bir umut, yeni bir tebessüm, yeni bir güne hoş geldiniz efendiler! Tüm gelmiş geçmiş edebiyatçılarımıza, gazetecilerimize, şairlerimize ve yazarlarımıza selamlar! Ah bu kör olasıca hayattaki ahmak insanlar haram etti gülmeyi. Bazen kendimizin güneşi, nefesi, suyu olmak zorunda kalıyoruz. Bunlardan yararlanarak ayakta duruyoruz. Fakat ben onlara göre daha güçlü olduğuma inanıyorum, çünkü ben kalemimden ve kağıdımdan da besleniyorum. Yalnızlığıma alıştım, dertlerimle de bir yerlere kadar sürünüp gidiyoruz işte. Ama eminim ki bu yolda ne yalnızlığım beni yarı yolda bırakacak ne de dertlerim, ne de kağıt ve kalemim… Bazen hayallerimle büyüyorum sanki… İnsan zaten her hayalini gözünde büyültmez mi? Bir yerlere gelme isteklerinin her zaman zor olarak algılar fakat başkasının gözün de kolay bir iş gibi gözükür. Halbuki hepsi insan hiç birinin hiç birinden bir farkı yok, birbirlerinden birbirini ayıran bir özellikleri de yok. Tek şey düşünceleri, umutları, tebessümleri ve hayalleri… Bazen çok dolu olursun yine yazamazsın. Bunun sebebini bende bilmiyorum hayallerinin içinde gezersin. Hayalsiz insan idealsiz insandır. Yan gelip boş yatan insandır. Hiç bir şeyi düşünmeyen ahmak insandır. Halbuki hayat öyle değildir. Yan gelip yan yatmak sadece bir süreliktir senin için. O da annenin babanın gözünün altındayken, onların da bir gün gideceğinin farkına varırsan, işte o zaman anlarsın hayat yan gelip boş yatmak mıdır diye… Fakat bunun için bazen de geç de olabilir. Zaman avucumuzda kalmıyor… Bizi biz yapan yeteneklerimiz, dış görünüşümüz değildir sadece seçimlerimizdir. Sen sadece seçimlerini istediklerini hayallerinin içerisine sığdırırsın ve zaman geçtikçe onları büyültürsün gözünde… En sonunda onların peşinden koşmaya başlarsın. Sen onların peşinden gerçekten koşarsan onlar sana yakınlaşır. Ama sadece bu işi lafta bırakırsan onlar senden uzaklaşır ve kendine söversin. Ve hayal kırıklığına uğradığını sanırsın ama öyle bir şey yoktur. Sadece sen azim göstermemişsindir. Ve diğer ideallerinden de vazgeçmek istersin. Onu da gözden çıkardıktan sonra hiç bir şeyin kalmaz. İdeallerin, hayallerin olmadığı sürece geleceğin olmaz. Bu fani hayatta tiyatro misaliyiz, sadece oyuncuyuz ve hepimizi bir gün rolü bitecek. Bu tiyatro da gönlümüzce yaşayalım, isteklerimiz arzularımız çevremizdeki insanlara kişiliğimizi yansıtır ya. Bu tiyatronun sonu gelince de ‘’Ah keşke tiyatro da şunu yapıverseydim’’ diyerekten pişmanlık duyarsınız. En iyisi kalp sesi dinlemek. Zaman zaman olacaktır tabii ki hatalarımız ama bu hatalarımızın eminim ki telafisi de vardır. Kafamızı duvarlara vurmak yerine, kafamızı el üstüne koyalım. Hayat böyledir işte, arzuların olmadığı sürece ‘’ben neden yaşıyorum’’ dersin. He bu arada hayallerden de çok bahsettik sanırım. Ama bu hayallerin de üstüne fazla gitmenin iyi bir şey olmadığını söyleyeyim. İnsana her şeyi yaptırıyor… Hayat bu işte aslı tiyatro. Yaşamak için nefes alırken intiharların için nefeslerini alırsın. Bu sadece o anlık öyledir, zaman geçer sadece hatırlar kalır. Belki unutursunuz ‘’unutamam!’’ demeyin unutursunuz işte… Bu da lüzumsuz eziyettir kendinize. Acı çekmek boşunadır bu tiyatro da. Nasıl olsa size bir şey olsa arkanızdan üzülen de olmuyor. O yüzden bir şekilde ayakta durmaya gayret edin. Çünkü bu yolları düşe kalka gelirsiniz. İnsan olgunlaşıyor dert çeke çeke. Hayat sadece böyle mi demlenir diyorsanız ‘’hayır’’ diyeceğim sadece bu bir kısmıydı. Daha size anlatacağım çok şey var… Umarım bir şeylerin farkına geç de olsa varırsınız…

Özlemle Sevmek

Ömrümde hep delice sevmek istedim bir kadını,

Başını dayayıp bağrıma yavaşça ve sessizce,

Saçlarını okşamak isterdim, uzun, uzun,

Koklamak ve yeniden okşamak, çıkararak tadını,

 

Boynuma sarılsın isterdim, doya, doya korkmadan,

İçinden geldiği gibi, dürüstçe ve utanmadan,

Varlığımız huzur dolsun, ruhumuz sıkılmadan,

Belki de ağlamak, ama gözyaşlarını akıtmadan,

 

En sevdiğim şey olsun isterdim, onun yanındayken,

Dizlerine yatayım, bıkmazken ve usanmazken,

Konuşmadan, umutla, sadece gözlerine bakarken,

Oda baksın sevgi yeşili gözleriyle, elleri ellerimdeyken.

 

Öyle çok sevdim ki seni, masum ve dürüstçe,

Sakladım sandıklara, hiç azalmasın sevgim diye,

Yalnızca seni ve yine bıkmadan usanmadan,

Özlemle sevmek için, dünde ve bugünde,

Özlemle beklemek için, yarında ve gelecekte,

Hazırım bir ömür beklemeye, ruhumda ve bedenimde.

Fatih Tahiroğlu

Baba

Babalar aslında en çok kızlarını severler;
Nedendir bilir misiniz?
Çünkü kız babası olmak,
Farklıdır, özeldir bambaşka bir duygusallık verir babalara
Hayatında hiç ağlamayan babalar bile kızlarını ellerine aldıklarında tutamazlar göz yaşlarını.

Ama bir taraftan da zordur kız babası olmak.
Bir kız iki evlat demektir.
İki canı birden sırtına yüklenmek demektir.
Çünkü biri iki yapan da kadındır, ikiyi üç yapan da.

Bunu bildiklerinden babalar,
Onların üzerlerine daha da titrerler.
Onlara her baktıklarında annelerini,
bazen kırdıkları ama her şeye rağmen onları yetiştiren annelerini anımsarlar.

Ama bir yandan da koruma iç güdülerine yenilirler.
Kızlarına hiçbir şey olmasın
Onlar hiç üzülmesin,
Gözlerinden bir damla yaş gelmesin isterler
O bir damla yaş için koca dünyayı yıkacak olurlar.

Ama bu sevgilerini,
bu bağlılıklarını,
asla gösteremezler, utanırlar.
Çünkü baba demek; güçlü, çatık kaşlı olmak olarak öğretilmiştir onlara.

Gülümsemek isterler o güzel kızlarına gülümsemek
Ama rolünün dışına çıktıklarını düşünüp
Dönerler eski çatık kaşlı, gergin suratlarına
Bazen ağlamak isterler
Ama “Erkekler ağlamaz” denmiştir onlara
Yapamazlar bu yüzden saklarlar gözyaşlarını.

İşte böylece her şeyi içlerine atarlar
Kız babaları
Yansıtmazlar asla duygularını.

Ama dayanamazlar gece yarılarına
Ve giderler o güzel kızlarının tatlı şirin odalarına
Uzun uzun bakarlar yüzlerine
Ve bir kez daha hayran olurlar
O muhteşem güzelliklerine
Gündüzleri dokunamadıkları gözlerine, ellerine
Hiç bırakmayacakmış gibi dokunurlar
İçlerindeki duygunun gözyaşlarını boşaltırlar
Ve yavaşça güzel kızlarını öpüp
“İyi geceler” derler
Derinden derinden.

Eğer siz de bir sabah uyandığınızda yanağınızda
Bir damla gözyaşı hissederseniz
Bilin ki babanız o gece de sizi izlemiş
Ve en sonun da “iyi geceler” deyip gitmiştir…

Barış olalım, Barış kalalım

Barış olalım, barış kalalım.

Bütün dünya barış kalsın.

Bugün herkes mutlu olsun,

Yaşasın Barış.

Küslük olmasın dünyada,

Üzülmesin çocuklar,

Çocuklar barış olmalı,

Yaşasın barış.

Bir gün değil yalnız,

Her gün barış olsun,

Barış olalım, barış kalalım,

Yaşasın barış.

Gelin barışalım hepimiz,

Savaş diye bir şey kalmasın artık,

Bu gün barış günü olsun,

Yaşasın barış.

Dilara Eda BATIR

Gözlerim İstanbul’dur Benim

İstanbul’un gözleriyim ben
Hırçın ruhumun ötesinde ağlıyor İstanbul
Bir vapur kalkıyor Eminönü’nden
Balık ekmek kokuyor tekneler
Uçsuz bucaksız gökyüzü,martılar
Ve huzur veren mavi
Çocuksu bir mutluluk,büyümüşlüğün telaşıyla
İçilen sıcak bir çay
Üsküdar iskelesinde
Nazlı bir gelin edasıyla
Karşımda duruyor Kızkulesi
Arkamda hasret rüzgarları esen Haydarpaşa

Toprağın buram buram tarih kokuyor
Dikilitaş’tan Ayasofya’ya
Gözlerimi yumdum
Süleymaniye’de yem atıyorum kuşlara
Gözlerimi açtım
Eyüp Sultan’da ellerim duada
Ortaköy’de alıyorum her zaman en derin nefesimi
İçime çekiyorum tüm aşklarımı

İstanbul benim gözlerim
Bazen isyankar Beyoğlu bazense masum Maçka
Aksaray’dan bir dolmuş yol alıyor bilinmeyen aşklara
Laleli’de yitirilen duygularla
Eline ver diyorum yalnızlığıma
Elini ver diyorum köprü altındaki çocuklara

Çamlıca’daki özgürlüğümle
Sokakların ışıl ışıl aydınlanıyor
Varoşlarında ısınıyorum
Tarlabaşı’nda küskünlüğüm bırak bende saklı kalsın
Geceleri gezen bozacılarını özlüyorum
Senden ayrı düşmek ne acı
Bir ananın yavrusunu özlemesi gibi
Kokunu özlüyorum
Umut
Ekmek
Yürek
Azim
Ruhum İstanbul

Sema Akdoğan

HATIRA

Bana bir htıra ver,
Benim varlığım olsun.
Değeri hiç farketmez,
Yeterki senin olsun.

Öyla bir hatıra ki,
Seni hep bende bulsun,
Ve alsın beni benden,
Varlığım senin olsun.

Bir hatıra;görenler,
Birlikte ansın bizi,
Yaşatsın her bakışta,
Bu anı,mazimizi.

Bir hatıra kalbinin,
En derin köşesinden;
Bir anı ki kalbimi
Oynatsın hep yerinden.

YENİDEN

Yeni gözlerin olmalı
Görmek için yeniden
Yeni kuşlar,yeni gökyüzü
Yeni çiçekler görmelisin;
Yenibir deniz masmavi.
Yeni bulutlar olmalı.

Ve bakacaksın,
Yeniden renklenmiş kırlar,
Yeniden boyanmış gökyüzü
Neler göreceksin kimbilir!
Kimsenin görmediği.
Yeniden doğacaksın.

Yeniden bakacaksın;
Yeni gözlerin olmalı.
Gökyüzünde bölük bölük
Dalga dalga dağılan,
Bir bulut gibi
Gözden kaybolacaksın.

Yakamoz vurmuş deniz dalgaları

Sensiz doğan güneş aydınlatmaz buraları..
Kalbimdedir yakamoz vurmuş deniz dalgaları..
Sana hasretime şahitlik yapar gecenin yıldızları..
Gözlerindir unutturan uzaklara gittiğim yolları..
Sen gittiğinden beri sarılır bana yalnızlığın kolları.
Tenin tenimi kavurur ellerimde kalan sevdanın yanıkları..
Bu yalnız şehre seni kattım;bırak biraz gülümsesin sokak lambaları..