Hani

Hani şimdi çektin gittin,
Ardında bıraktığını düşünmeden,
Sorumsuzca terk ettin,
Kıymet nedir bilmeden .

Hani birbirimize söz vermiştik,
Birbirimizi hiç üzmeyecektik,
Bizi ayıran bir tek ölüm olacaktı,
Bırakıpta gitmeyecektik.

Hani ne olursa olsun ayrılmak yoktu
İkimizde çok sevmiştik
Sevgimiz Ferhat ile Şirinin’kinden bile çoktu
Biz yemin etmiştik

Mehmet KATMIŞ.

Arayış…

ARAYIŞ

Ben yolculukları sevdim, kendimi aramayı..

Bulamayınca evime dönmeyi özledim..

Evimde olmayı..
Ruhuma her eklenen yeni tecrübede ev sahipliği yapan dost insanları özledim..
Geçmişten bir dönemi özledim DÖNMEYİ istediğim..
Kendimi hatıralarımda bulamayınca,
Evime dönmek istedim…

ama evimi de bulayınca,..
Yine yeni yolculuklara çıkmak istedim..

Seyyah…

Seyyah

 

Büyük Sevda

Bir kuşun sevda yüklü kanadında,

Dolaşmak isterdim dünyayı,

Dolaşıpta aramak, varsa eğer,

Bizimkinden güzel sevdayı,

 

Hayalde olsa şimdilik, baharlar, yazlar,

Kışlar korkutamaz yüreğinin sıcağında,

Zorda olsa, yasaklarda sarsa her yanımızı,

Yeniden doğarım inatla, teninin kokusunda,

 

Umut eker toprağa, seni beklerim hasatta,

Okyanuslardan gelir, bulurum yağmur bulutlarında,

Sen varken elmanın diğer yarısında,

Ölmem aşkım ölmem, yaşarım umutlarla.

 

En büyük aşk bu, yaşanıp zorluklarda,

Vazgeçmeden sevmenin hazzı ruhumda,

En güzel sevda bu, delicesine kapkara,

Yazacak bizden sonraki aşıklar, en güzel masallara.

Fatih Tahiroğlu

 

Yasak Elma

Adem ile Havva’nın yasak elması,

Leyla ile Mecnun’un buluşması,

Kerem’in Aslı için yanıp tutuşması,

Birde Sen ile kalbimin hesaplaşması.

 

Hepsi olsa da günah ile mutsuzluk,

Aklıma gelmedi hiç, bir parça umutsuzluk,

Dudaklarından dudaklarıma akan sonsuzluk,

Rüyalarımda çıktığım en büyük yolculuk.

 

Vazgeçmedim, vazgeçmem asla senden,

Kalbinde küçük bir yer bahsediyor benden,

Sen ayrılmayacak kadar güzelsin gözlerinden,

Gülerken esir ettin beni, melek yüzünden.

 

Yalnız sihirli o iki kelime,

Dağıldığım bu alemden getirir kendime,

Fısıldarken kulağıma, yavaş yavaş söyle

Düşüp ölebilirim mutluluktan bak ellerine.

 

Sonra istersen bir ömür hiçbir şey söyleme,

Dizlerinin dibinde, bakayım gözlerine.

Hani günahı benimdi ya bu aşkın, suçu seninse,

Mutlu olalım, gömerim ben hepsini yüreğime.

 

Daha nasıl anlatılır bilmem ki bu sevda,

Yasak elma olsak da biz birbirimize,

Mutlu olmak herkesten çok hakkın senin de.

Biraz cesaretle yaşa ve fısılda o iki kelimeyi,

Önce sen mutlu ol beklerim ben sıramı,

Senden sonra, senle mutluluk elbet benimde.

Fatih Tahiroğlu

Endamlı Duruşunu Götürüyorsun

ENDAMLI DURUŞUNU GÖTÜRÜYORSUN

Sen gittiğinde, neler götürüyorsun bende, farkında mısın.?
Miadı dolmuş sevdaların, çarmıha gerildiği yerde,
ırgat gülüşlerinde saklı olan, bahtımın garipliğini götürüyorsun….

Sırtımda yokluğunun rüzgarı., sarılmayan ayrılık,
ufkumda göz ardı edilmeyen amellerin bilinci,
seni düşündükçe kahraman, sensiz mağlup benliğim,
isyanda gecelerim.., çıplak şafaklar…
Nisan yağmurlarının özendiği, iç ağlamalarımı götürüyorsun….

Hasretlik., anlımıza sürülen yazgı, korkutulmuş acılar,
beyaz sayfalara çizilen hıçkırıklarım, renk vermiyor,
bana düşen armağan karanlıklar, küsüyor……
Aranan yıldızların, gözlerindeki buluntusunu götürüyorsun….

Çocukluk anılarımın masumiyetinde yoksul sevgim,
ay ışığıyla örtülü kabuslarım, görünmüyor uykulara,
kaç nefes kaldı ki sana,… kavuşmalara…
Serin gecelerde birlikte yattığım, koynumdaki tebessümünü götürüyorsun….

Gönül ıstırabıma mesafeli bakışların,
bir tokat gibi iniyor, kanı çekilmiş bulvarlarıma..,
nereye baksam, çekip giden seslerin….
Sen bende, gizemli fotoğrafındaki, üşüyen sokaklarımı götürüyorsun….

Hırpani bir aşık edası, yalınayak,
hayatı kararmış bir ışığa soyunuyor,
damlayan yıldızlara saklanıyor hüznüm…
Yürek çeperime vuran, sarı karanfil kırıklığımı götürüyorsun….

Geceler, gözlerimin ödediği bedel,
ağzımda buruk bir tat, solgun odalar,
yitiyor hatıralar, düşüyor yanlarımda gökkuşağı…
Sen.., üşüyen nağmelerimdeki, dudak sıcaklığını götürüyorsun….

Bıktıran nazların eşikte.., aynalarda dağılmayan efkar,
aşksız sönük duraklarda, puslu beklemeler…
Sen., yaşama yenilmiş kavgamdaki, sağılan umutlarımı götürüyorsun….

Bir hovarda sevda işte benimkisi, ölü zamanlara denk…
Sen bende neleri götürüyorsun, biliyor musun.?
Ne, kirpiklerinde dökülen, ölümcül ayrılığın soluğu,
ne, mahkum olacağım, görünmeyen acılar,
ne de, sensizliğe başkaldırışım,
sen bende..,
sen bende, sevgili kokusundan avare, sürgündeki gönlümü götürüyorsun.

A.Vahap DAĞKILIÇ.1988.Kadıköy-İst.

Bu şiir Şairin GÜN GÖRMEMİŞ DÜŞLER adlı şiir kitabından alınmıştır.

Işıktaki Karanlık Günlerim

 

Yalın duygularla sevgini yaşamak,

ve senin sesinle süslemekti yarınları hayalim.,
olmadı, olmuyor…,
nazar engeli heveslere takılıyor gönlüm.,
talihsizlik kokuyor hep içler acısı anlatamadıklarım…
Sancılı yarınsız şehirlerdeki suskunluğum,
ve tükenilmişliğim kalıyor saklı dakikalarda.
Cemreler düşüyor iklimlerime, örtüyor seslerimi.
Hasretlerim, ıslak gözlü duygusallığım,
on ikiye isabet etmeyen kurşundaki suç oluyor.
Yakalanıyor boş kovanlar…,yitiyor gençliğim hedef tahtalarında.
Konaklıyor ellerime acizliğin hüznü…
Adres yetersiz, geri geliyor yeşile yolladığım içimdeki düşler.,
sedyedeki nefes yetmiyor. Kalıyorum çaresiz.,
ömür haftalara bölünüyor, hatta günlere..,
Cuma pazarlarında satılan günlük aşkların, eteklerinde dökülüyor namus aşısı.
Sarıyor karanlık bastığında gecenin korkusu şehri…
Vefasızlığın;
müşteri karşısında ziyafet gibi duran kadınsı güzellikle rağbet görüyor,
sönük yıldızlara has bir hürmetle.,
yüreğimdeki sevda,
terazi keselerindeki terkedilmişliği ve mahmur bakışlarındaki asaletle kan kaybediyor…,

yıldırım ile yakalanıyor vebal.
Sevincimi paylaştığım menekşe, hakaret eden bir güzellik tavrında, kokmuyor.
Islak karanlıkta temiz kalan bir şehvet, gururun tatlı günahıyla vuslatta. Soluklarda uykuya direnen gözkapağı acziyeti…
Gülüyorsam kirpiklerimde ilkbahar, ağlıyorsam bir sıfır öndeyim.
Bir dilenci yalvarışı çiseliyor, gül bedenlere.
Gönüller bedbaht ve suçsuz infazda..
Kolalı gömlek ve biryantinli saçlarla karşılanıyor şiirdeki hıçkırıklar., ardından ocak söndüren tebessümler.
Katar vagonları sahipsizliğim yirmi beş, yanında dinmeyen göz yaşlarım bedava.
Yatı misafirliğine giden heyecanla tenler satılıyor, pencere pervazlarında. orijinalinden ucuz, ikinci el fiyatına.,
çocuksu memleketlerim yasta.,
günlerim küskün bir tutam yasemen.., ve gecelerimin üstündeki dolunayım silik., yorgan kenarı kaçamaklar tatsız.
Seni yaşamaya adanmış, yüzüme gözüme bulaştırdığım bu hayat, yalpa yapıyor, akit bozuyor.
Eriyor sevgiler, gül bahçeleri mahzun. Ellerim tutsak ve sesim yaralı. Çıkmazlardayım.
Furkan gözlerinden başka hiçbir yolum yok.

A.Vahap DAĞKILIÇ.
Bu şiir Şairin GÜN GÖRMEMİŞ DÜŞLER adlı şiir kitabından alınmıştır.

Özlemle Sevmek

Ömrümde hep delice sevmek istedim bir kadını,

Başını dayayıp bağrıma yavaşça ve sessizce,

Saçlarını okşamak isterdim, uzun, uzun,

Koklamak ve yeniden okşamak, çıkararak tadını,

 

Boynuma sarılsın isterdim, doya, doya korkmadan,

İçinden geldiği gibi, dürüstçe ve utanmadan,

Varlığımız huzur dolsun, ruhumuz sıkılmadan,

Belki de ağlamak, ama gözyaşlarını akıtmadan,

 

En sevdiğim şey olsun isterdim, onun yanındayken,

Dizlerine yatayım, bıkmazken ve usanmazken,

Konuşmadan, umutla, sadece gözlerine bakarken,

Oda baksın sevgi yeşili gözleriyle, elleri ellerimdeyken.

 

Öyle çok sevdim ki seni, masum ve dürüstçe,

Sakladım sandıklara, hiç azalmasın sevgim diye,

Yalnızca seni ve yine bıkmadan usanmadan,

Özlemle sevmek için, dünde ve bugünde,

Özlemle beklemek için, yarında ve gelecekte,

Hazırım bir ömür beklemeye, ruhumda ve bedenimde.

Fatih Tahiroğlu

Üsküdar Sevgili, Üsküdar adamı

Tam hatırlamıyorum,
Şu an tam aklım yerim de değil,
Hiç bir zaman tam değildim.
Öyle bir zamandaydım.

Gözüküyordu uzaktan, seninle birlikte Üsküdar’da bir erkek.
Sana pek bi’ istekliydi, pek hevesliydi.
Ellerinden elleri kaymıyordu, eminim.
Yine gözetliyordu uzaktan sizi, Üsküdar’da bir erkek.

Yine tam hatırlamıyorum.
Şu an tam aklım ben de değil.
Her zaman öyleydi.
Onunla seni gördüğün zamanlar, bu zamanlardaydım.