Hani

Hani şimdi çektin gittin,
Ardında bıraktığını düşünmeden,
Sorumsuzca terk ettin,
Kıymet nedir bilmeden .

Hani birbirimize söz vermiştik,
Birbirimizi hiç üzmeyecektik,
Bizi ayıran bir tek ölüm olacaktı,
Bırakıpta gitmeyecektik.

Hani ne olursa olsun ayrılmak yoktu
İkimizde çok sevmiştik
Sevgimiz Ferhat ile Şirinin’kinden bile çoktu
Biz yemin etmiştik

Mehmet KATMIŞ.

Esir Ettin

Neydi beni gözlerinde alıkoyan,

Bakınca onlara derinliklerinde kaybolan,

Umut da yoktu o anda habersiz sevdalardan,

Hayat akmış çile ile hep gözyaşlarından.

 

Neydi ellerindeki vazgeçilmezlik,

Tuttuğumda elini, içimi saran hasretlik,

Ayrılamasam da kalsam öylece dizlerinin dibinde,

Halbuki sevgide değmemiş hiç daha önce.

 

Neydi teninin kokusunda ki güzellik,

Kokladığında aklından hiç çıkmayacak,

Esir ettin beni, köle pazarında üç kuruşa,

Oysa koklamamış kimse sıcacık teninden huzurla.

 

Neydi diye sordum, bulamadım ilk anda,

Bir gün, işte o gün, tüm soruların cevapları,

 Sen vardın sevginle, mutluluğunla yanımda,

Anladım ki senin ellerini, gözlerini ve tenini,

Özel yapan her şey gizli sevdamda,

“Seni Seviyorum” dökülüyor dudaklarımdan huzurla

“Seni Seviyorum”……..

Fatih Tahiroğlu

Büyük Sevda

Bir kuşun sevda yüklü kanadında,

Dolaşmak isterdim dünyayı,

Dolaşıpta aramak, varsa eğer,

Bizimkinden güzel sevdayı,

 

Hayalde olsa şimdilik, baharlar, yazlar,

Kışlar korkutamaz yüreğinin sıcağında,

Zorda olsa, yasaklarda sarsa her yanımızı,

Yeniden doğarım inatla, teninin kokusunda,

 

Umut eker toprağa, seni beklerim hasatta,

Okyanuslardan gelir, bulurum yağmur bulutlarında,

Sen varken elmanın diğer yarısında,

Ölmem aşkım ölmem, yaşarım umutlarla.

 

En büyük aşk bu, yaşanıp zorluklarda,

Vazgeçmeden sevmenin hazzı ruhumda,

En güzel sevda bu, delicesine kapkara,

Yazacak bizden sonraki aşıklar, en güzel masallara.

Fatih Tahiroğlu

 

Sana Değer

Deniz kenarıydı en mutlu olduğum yer,

Artık onu da terk ettim gitmiyorum.

Sahiller öksüz, yakamoz bensiz kalsın,

Ağlamaklı denizde ki tüm balıklar,

Her şeyim sensin, artık denizide sevmiyorum,

 

Gönül meyhanelerim tıklım, tıklımdı her akşam,

İçtim aşk şarabını elinden, daha içmiyorum,

Çektim elimi ayağımı dünyevilerden,

Sen varken yanımda, başka şey görmüyorum.

 

Çiçekte severdim eskiden her rengini,

Senden daha güzel çiçek mi var diye baktım, bulamıyorum.

Portakal çiçeğimsin, hazana vermediğin için kalbini,

Çok sevdim seni, her şeyden çok istiyorum.

 

Senden başka kimin dökülmüşse dudaklarından,

Bana fısıldanan “Seni Seviyorum”

Zannetme ki daha fazla değildi, senin sevdandan,

İşte bunu için ben hep seni özlüyorum.

 

Şiirlerim var birde gönül yaralarım,

Benden daha güzel anlatır onlar seni, biliyorum,

Ruhunla, bedeninle ve her şeyinle sen,

Benim olduğun o mutlu güne kadar,

Vazgeçemesem de seni yazmaktan tüm satırlara,

En azından şimdilik ara veriyorum.

Teninin sıcaklığını hissedince tüm benliğimde,

Eğer istersen sana söz, şiirlerimide terk ediyorum.

Fatih Tahiroğlu

Yasak Elma

Adem ile Havva’nın yasak elması,

Leyla ile Mecnun’un buluşması,

Kerem’in Aslı için yanıp tutuşması,

Birde Sen ile kalbimin hesaplaşması.

 

Hepsi olsa da günah ile mutsuzluk,

Aklıma gelmedi hiç, bir parça umutsuzluk,

Dudaklarından dudaklarıma akan sonsuzluk,

Rüyalarımda çıktığım en büyük yolculuk.

 

Vazgeçmedim, vazgeçmem asla senden,

Kalbinde küçük bir yer bahsediyor benden,

Sen ayrılmayacak kadar güzelsin gözlerinden,

Gülerken esir ettin beni, melek yüzünden.

 

Yalnız sihirli o iki kelime,

Dağıldığım bu alemden getirir kendime,

Fısıldarken kulağıma, yavaş yavaş söyle

Düşüp ölebilirim mutluluktan bak ellerine.

 

Sonra istersen bir ömür hiçbir şey söyleme,

Dizlerinin dibinde, bakayım gözlerine.

Hani günahı benimdi ya bu aşkın, suçu seninse,

Mutlu olalım, gömerim ben hepsini yüreğime.

 

Daha nasıl anlatılır bilmem ki bu sevda,

Yasak elma olsak da biz birbirimize,

Mutlu olmak herkesten çok hakkın senin de.

Biraz cesaretle yaşa ve fısılda o iki kelimeyi,

Önce sen mutlu ol beklerim ben sıramı,

Senden sonra, senle mutluluk elbet benimde.

Fatih Tahiroğlu

Hayal Gözlüm

Umutlarım yeşeriyor, kurak topraklarda,

Sen HAYAL GÖZLÜM varken her an aklımda,

Sevda türküleri mırıldanıyor bu şehrin,

Seni düşündüğüm tüm sokaklarında.

 

Yasak resimlerde saklasa da kader seni,

Görsem sadece, koklayamasam da teninini,

Bilmek istemez miyim HAYAL GÖZLÜM,

Gözlerindeki parıltıların sebebi ben mi?

 

Kalbindeki tüm sevgilere sığamam ben,

Anladığında aşkımın büyüklüğünü bu alemden,

Gidemem HAYAL GÖZLÜM, çaresizim gidemem

Beklerim bir kenarda, söküp atsan da yüreğinden.

 

Bende sevda, koca bir ömür seni beklemekse,

Gelemesen de yanıma, beni sevdiğini bilmekse,

Yerine ağlayabilmekse HAYAL GÖZLÜM, gerekirse.

Sevgin yeterken, tebessümün mükafatım ise,

Bu dünyada değil, mahşerde de severim ruhun isterse.

 

HAYAL GÖZLÜM, yaktım gemileri rüyalarımda bile,

Dönemem asla, vazgeçemem seni sevmekten,

Her an kalbimde ve düşüncelerimde,

Sen varsın “Seni Seviyorum” derken.

Fatih Tahiroğlu

Sana Değmez

Ve ben;

Ben diye başlayıp sürüp giden bir hayatın içinde,

Birkaç satır şiirde rastladım sana

Mutluydum hem de çok, bu küçücük dünyamda,

Kimbilir belki de öyle geliyordu bana.

Uçsuz bucaksız başak tarlalarında koşan,

Küçük bir çocuk misaliydim,

Hep böyle düşündüm küçük ve sıcak yuvamda.

 Ve işte sen;

Beni sana getiren mutsuzluğundu belkide

Bu hayatta bunu hiç hak etmesende,

Sen ki her zaman yanımda, yakınımda iken de,

Sadece mutlu olmasını istediğim ve

Gördüğüm büyük insan olsan da!

Yüzünde gülücükler eksilmezdi, için kan ağlarklen bile,

Bana karşı, hep tatlı bir tebessümle dursanda,

Kalbin kanadığında yaralarını saracak,

Kimse olmadığında sıcacık kalbinin yanında,

Hep ben vardım, bir dost, bir arkadaş,

Ve senin nazarında her zaman bir büyük olsam da.

 Ve aşk;

Kalbim bir gün kayıp giderken ellerimin arasından sana doğru,

Engel olamadım Portakal Çiçeğim, durduramadım kendimi.

Savaştım tüm gücümle kalbimle uzun gecelerce ve yenildim.

Söz dinlemez zaten, hele beni hiç dinlemez mevzu sen olunca.

Bir anda buldum kendimi bu kara kapkara sevdanın içinde.

Aşk dedikleri buymuş işte tatmamışım hiç daha önce

Anladım birkaç dakikam senle geçince.

 Ve yine sen;

Teninin kokusunu hissettiğimde olanca gücümle,

Son hücreme kadar bütün benliğimde,

Ölene kadar hiç çıkmayacak sana söz,

Senden daha güzel gördüğüm en güzel gözler,

Yine senindi ve yine senin olacak.

Varmıydı benden daha mutlusu, daha ne ister bu fani.

Mutluyum senle, ellerin ellerimde.

Senin yanında olmak ve sadece seni sevmek için

Karşıma alırdım tüm bildiğim doğruları.

İmkansızdı belki hiç olmayacaktı aramızda bir kıvılcım,

Ama olsun yeniden yazdım dünyamı,

İçinde sen olan satırlarla, sadece senin için,

Ne güzel şeymiş, tüm gücümle söylemek

Seviyorum seni Portakal Çiçeğim.

 Ve yine ben;

Ellerin ellerime değdiğinde aldandım bu oyunlara,

Boynuma sarılıp ağladığın an var ya

Ben bittim, eridim ellerinde, titredi tüm bedenim,

Çırpındım etrafında, yakmak istedim dünyayı,

Sen ağlama ben yanayım, kavrulayım, senin için,

Yeterki sen gül diye akıttım gözyaşlarımı bu satırlara,

Her şeyimle ilaç olmak istedim kalbindeki yaralara.

Çok sevdim ama çok, kısacık senli hayatımda

Sen bilmesen de, görmesen de, anlamasan da.

O kadar çok sevdim ki, seni çıkartmak isterken,

Kendim düştüm bu dipsiz kör bataklığa.

 Ve mutluluk;

Yine olsamda yanında, ellerinin arasında,

Çok uzaksın artık, belki de kaf dağının ardında.

Benim mutluluğum olacak senin kısacık sevgin,

İnandığım birkaç günün anıları mırıldanacak dudaklarımda,

Mutlu edecek beni her düşündüğümde seni.

Anla Portakal Çiçeğim anla,

Giderken tüm mutluluklar benle kalacak.

Budur işte sevgi, gerçek ve karşılıksız olacak.

 Ve kader;

Pişman mıyım diye düşünüyorum, seni sevdiğime,

SANA DEĞMEZ benim sevgim bu kadar saf ve temiz haliyle.

Benden önce kimse bakmasa da sadece kalbine

SANA DEĞMESEDE, sen kıymetini bilmesende,

Ne benden önce ne benden sonra hiç sevilmesende,

Asla pişman değilim seni sevdim dediğim

O kısacık birkaç güne.

Kader örse de ağlarını tüm yollarıma,

Ben sakladım seni, gelecekteki günlerime.

Dedim ya sevdalım SANA DEĞMEZ diye,

İçimdeki açamayan tomurcukları sakladım,

Beni seven Portakal Çiçeğime.

 Ve hüsran;

Dolaştım senden ayrıldıktan sonra,

Kalbinin boş ve ıssız sokaklarında.

İnanmamıştım ilk başta, yalan demiştim söylediklerin

Çünkü sevmeden,sevilmeden nasıl bir ömür geçer.

Nasıl yaşar bir insan tüm yalnızlığı ile.

Görünce anladım kalbindeki karamış ve taşlaşmış

Sevgisiz ve kimsesiz ruh halini.     

Bir uçurumun kenarında bekleyen ve bir ayağı boşlukta.

Bir sen vardın eskiden, bundan sonra birde ben,

Neler yaptın bana böyle bir bilebilsen.

İşte bunun için sana diyorum ki;

Sen kimseyi sevemezsin ve sevilemezsin ömrün boyunca.

Deme ki bana sakın bu satırlar çok ağır diye,

Sen anlamazsın ki ne bu şiiri nede benim sevgimi.

Ben bu satırları yazdım ama sana değil

Tanıdığım melek huylu, güzel yüzlü birine.

 Ve sana pişmanlık;

Hiç kimse sevmedi seni benim kadar, benim gibi,

Ne benden önce, nede benden sonra.

İşte sen bunu bileceksin yaşadığın bu hayat boyunca.

Düşün gecelerce, sor bu soruyu kendine,

İnsan dediğin nedir ki, sevip sevilemedikten sonra,

İlerde bir gün dönüp baktığında ardına,

Ben olacağım sadece birkaç günlük sevgi adına.

Bu senin, sana en büyük hediyen ve

En büyük pişmanlığın olacak sevgisizliğin ve kendin adına.

 Ve gözyaşı;

Olamazsan Mecnun için Leyla,

Kerem için Aslı ve benim için sen,

Neye yarar ki, sevgi ve güzellik,

Ahh bunu bir anlayabilsen.

İstemem asla zorla olan ne sevgini,

Ne bedenini nede seni,

Birkaç güzel söz, bir parça kırık sevgi ile

Veremediysen o sıcacık kalbini,

Bari ağla bu satırlara biliyorsan eğer ağlamayı,

Benim için dökülsün gözlerinden birkaç damla gözyaşı,

İşte o zaman anlarım seninde bir kalp taşıdığını.

 Ve elveda;

Benden bu kadar Portakal Çiçeğim,

Beklemem asla seni büyük bir özlem ile,

Eğer bir gün hatırlarsan seninde kalbin olduğunu,

İstersen insanca karşılıksız sevilmek,

Ve ben bekliyor olacağım bu ömür boyunca,

Fırtınalarda sığınılacak bir liman gibi,

Dedim ya güzelim SANA DEĞMEZ

Ne seni nede o büyük özlemini,

Olabilirsen benim için sen,

Ben istiyorum, biricik ve dünyanın en güzel

PORTAKAL ÇİÇEĞİMİ.

Fatih Tahiroğlu

Ahhh Anne

Ahhh anne, kapattım sevdamı, kilitli sandıklara,

Aşk, ne sınır dinler, ne yasak nede para bu dünyada

Herkes sever gücü kadar ya da umutlarınca,

Herkes sever insan olduğu için herkes kadar eşit şartlarda,

Buna aşk denir, bundan sonrası kara, kapkara sevdalara,

Giden yollarda ömür eskitmekmiş sevmek uğruna,

Bitti takatim, işte bak geldim gücümün sonuna,

Sonrası muamma, sonrası ızdırap ve sonrası sonsuzluk,

Ve bundan sonra aşktan muzdarip olan biz herkes,

Ya kaybettik sevdiğimizi yada kaybetmek istedik benim gibi,

Böyle düşünüyorken uyandım gecenin en karanlığında,

Kan ter içinde anladım, aslında benmişim anne,

Kaybolan oğlun, kara büyülü, kara sevdalarda

Efsunlu ilaçlar bile merhem olmaz yaralarıma,

Belki uzaklarda, çok uzaklarda, hiç gitmediğim diyarlarda,

Küçük bir kız çocuğu unutturur seni bana,

Dilini, dinini bilmediğim insanların aşk masallarında,

Kim bilir belki de yüreğimin kesif yalnızlığında,

Şimdiden kestirmek çok zor nerede ve nasıl olacaksa da,

Unutmak için gideceğim dünyanın bir ucuna,

Ya unutmak yada ölmek, belki de geri dönmemek,

Belki de daha acısı sensiz yaşamayı öğrenmek,

 

Ahhh anne, kapattım sevdamı, kilitli sandıklara,

Sorma sakın “Sen ne yaptın diye” bana,

Bilmiyorum ama bilmekte istemiyorum,

Hatırımda olan yalnızca aşkı var şu anda,

İflah olmam da unutmam da taa şuramda,

Sanırım sevdim be  anne, belki de şuursuzca,

Sevmenin acı verdiğini görmedim ki, ben hiç sende,

Bu deli oğlun alışkın değil, yüreğine gem vurmaya,

Özgür kırlarda, serbestçe dolaşan atlar gibi,

Filmlerdeki unutulmaz, büyük sevdalar gibi,

Büyük savaşların, korkusuz ve güçlü askerleri gibi,

Ölüme gülüp, sadece sevdiğine ölen aşkında,

Hayatından geçip, hayat veren sevdiği uğruna,

Dağ gibi, kale gibi, adam gibi derler ya işte öyle,

Bir adamın kalıntıları bunlar anne,

Oğlun bu anne, yada O’ndan geriye ne kaldıysa…

 

Ahhh anne, kapattım sevdamı, kilitli sandıklara,

Hayatımda olmayan keşkeler başlıyor işte ilk burada,

Bana kızdığın anlar var ya, anne hani saklandığımda dolaba,

Kulaklarımın sızısı sararken tüm bedenimi yavaşça

Ve az sonrasında ki,  sıcacık kucaklaşmalarda,

Unutulurdu yaşananlar o andan önceki tüm kavgalarda,

Keşke anne, keşke diyorum yaşadığım bu aşk da,

Kalbimin sızısı da senle yaşadığımız kavgalar gibi,

Aşkımla sıcak bir kucaklaşma ve son bulsaydı bir anda,

Ama olmuyor anne senden başkasıyla olmuyor asla,

Birde, canımı yaktığın anlar vardı ya anne,

Ben ağlarken utanmadan hıçkıra, hıçkıra karşında,

Dayanamayıp benle ağladığın zamanlarda,

Bütün acılarım biter ve mutlu olurdum yanında,

Keşke anne keşke O’da yaktığında canımı bir anda,

Senden sonra dünyada ilk defa O’nun karşısında,

Yine utanmadan ağlayınca hıçkıra, hıçkıra,

Benle ağlayıp üzüldüğünde azalsaydı acılarım,

Mutlu olabilseydik keşke, aşkı bulduğumuzda,

Hayat bu, herkesi dağıtıyor başka, başka yollara,

Senden başkasıyla olmadı anne zaten olmuyor da,

Hayatta ki güçsüzlüğümü ve zayıflığımı,

Gözlerimden akan en değerli gözyaşlarımı,

Hayatımdaki en değerli iki kadın gördü anne,

Başkası ne bilecek nede görecek bir daha asla,

Birisi sen, biriside beni benden eden,

 

Ahhh anne, kapattım sevdamı, kilitli sandıklara,

Gün ışığı ve umut uğramaz artık buralara,

Yalnızlık ve ben, ben ve karanlık zindanlar,

En yakın dostlar olduk, aşkımın sokaklarında,

Ben, bir çocuk ve birkaç umutsuz aşık daha,

Volta atıyoruz sanki ölüm cezası almış mahkumlarla,

Bitmeyen mahpus damının, sonsuz ve dar koridorlarında,

Fatih Tahiroğlu

 

Son Şiirin Son Satırları

Son şiirin son satırları olsun bunlar,

Şair artık sussun, ne konuşsun ne de yazsın,

Mısralar dile gelmesin, gözyaşı dökülmesin,

Aşkı yazdıran insan kalsın sadece yüreğinde,

Bu aşk yaşanmasın tekrar başka biriyle,

Özel olduğu anında ve anılarında,

Bir sandığa kilitleyip sakla ömür boyunca,

 Son şiirin son satırlarında hüzün olmasın,

Ayrılık acısı ya da intizar birilerine,

Gözlerindeki yeşil sevda kalsın anılarda,

Birde yaşanmışlığın tatlı hazları damaklarda,

Senle yaşanan sonsuz kalsın anılarda,

Yada tekrar senle yaşansın yaşanacaksa,

Gerisi olmasın yada şair gitsin kalmasın buralarda.

 Son şiirin son satırları yine senle bitsin,

Bilmem hatırlar mısın “Ve sen” diye başlamıştı,

Aşkın kağıda yansıyan siyah çizgileri,

Seni anlatabildiğim on iki şiir,

On iki destan ve her biri senle dolu,

Seni bu dünyaya tanıtıp seni haykıran,

Benden çok sevecekler seni, belki de

Çekilen çileni ve hayat mücadeleni,

Gözlerindeki sevgi yeşili, ve gülümsemeni,

Şair benim ya bu şiirlerde aşkım

Benden daha fazla aşık olamazlar sana,

 Son şiirin son satırları da bitti işte,

Şair üzgün ama umutlu gelecekten,

Bir gün yine şiir yazarsam kağıtlara,

Seni yine bulmuşumdur küçücük dünyada,

Ve delice sevmişimdir yine eskisi gibi,

Kalemlerimi saklıyorum, kara kuytulara,

Duygularım bende saklı adı senle olsa da,

Ne denir ki bu aşkın son kelimesin de,

ELVEDA anlatmaz ki, bu yaşananları,

Seni elveda ile uğurlamak istemem geleceğe,

Belki diyelim, belki de bir gün,

Bu hayatın başka bir yerinde ve yine senle……..

Fatih Tahiroğlu

Özlemle Sevmek

Ömrümde hep delice sevmek istedim bir kadını,

Başını dayayıp bağrıma yavaşça ve sessizce,

Saçlarını okşamak isterdim, uzun, uzun,

Koklamak ve yeniden okşamak, çıkararak tadını,

 

Boynuma sarılsın isterdim, doya, doya korkmadan,

İçinden geldiği gibi, dürüstçe ve utanmadan,

Varlığımız huzur dolsun, ruhumuz sıkılmadan,

Belki de ağlamak, ama gözyaşlarını akıtmadan,

 

En sevdiğim şey olsun isterdim, onun yanındayken,

Dizlerine yatayım, bıkmazken ve usanmazken,

Konuşmadan, umutla, sadece gözlerine bakarken,

Oda baksın sevgi yeşili gözleriyle, elleri ellerimdeyken.

 

Öyle çok sevdim ki seni, masum ve dürüstçe,

Sakladım sandıklara, hiç azalmasın sevgim diye,

Yalnızca seni ve yine bıkmadan usanmadan,

Özlemle sevmek için, dünde ve bugünde,

Özlemle beklemek için, yarında ve gelecekte,

Hazırım bir ömür beklemeye, ruhumda ve bedenimde.

Fatih Tahiroğlu