OTMAN

etekleri savuran
hükümran
kavuğu zümrüdü anka
başeğdiren
başkesen
bir ayağı
asya
bir ayağı
avrupa
ta afrika
nal sesleri
hücum naraları
yayılan

dokundukça
dahili ademi okşayan
gül suyu kokan
şerbet tadılan
köre yön
dile destan
olan
mucizesi
düşünde kurulan

solunda
umman
uman
çırpınan

bir yengi ki ülkeler doğuran
bir istanbul ki şehirler kuran
boğazında
kursağında
son lokma havadisi
martı çığırtkanlıkları kalan

Git Usulca

puslu günlerimde
uyku biçilmemiş gecelerime
karınca kararınca
kara mürekkep aktı

aşkın ciğerimi parçalaması
bir misilleme
güven
kağıttan bir gemi
aşka sancılı yolculukta

köle tacirleri
bumeranglarını değdirince
ayaklarıma
mendilim bir ayraç
dumanlı ölüm provalarında

çelik zırhlı bir sunuş
takvim yapraklarının çarpışması

sanmak biçilmiş sevinçlerime
kısacık
yapışkan
izim
dalgın yürüyüşlere gebe

git usulca
cebinde kıyametimle

Camekanda sergilenir bir gelinciğin intiharı

dalında kurumuş bir kasabayı
emzirir takvim
kanatları yolunmuş
taş basması bütün ahali

yüklenip giderken süvarisi aşkın
kızgın bir demirdir tutku

vakitsiz soğur
yitirmenin kireç teni
göğün ağışına sızar
zakkum acısı

camekanda sergilenir
bir gelinciğin intiharı

taze bir orospu kızarır yanaklarımda
tabanına gül kurusu döşenmiş bir evde

yüklenip giderken süvarisi aşkın
kızgın bir demirdir tutku

saçı örgülü kızlar
süpürür kapı önlerine tutkuları
içlerinde gömülü bir konuk
dağ kırlangıcı kanatlı

aşk minyatürleri silah kuşanır
köpek balıklarına karşı
batık bir gemi
yavukluyla kurulan yuva düşleri

yüklenip giderken süvarisi aşkın
kızgın bir demirdir tutku