Zırdeli Gönül

Asûde bir denizdin, nedir kabaran…?
Düşmüş ummanı aşka, zır deli gönül…

Sen ne dilden anlarsın, hangi lisandan…?
Ondan bir çift sedaya, pür deli gönül…..

Deli poyraz gibisin, ne bu fırtınan…?
Dönüp dolaşır aşka, fır deli gönül……..

Maddeden nasibin yok, ne de mânadan,
Tahtını ele vermiş, sır deli dönül………

Ârından geçilmezdi, nedir karmaşan…?
Kaldırıp taşa çalmış, dur deli gönül……

Kâinat dize geldi, ne bu kasırgan…?
Adını yele yazdım, der deli gönül……

…………………………………………………..

Haberin yok Mecnun´dan, ne de Leylâ´dan…
Aşkın kahrını çekmek, zor deli gönül…….

Ölemezsin

Sevdiğim sende saklı, yaşamanın gâyesi,
Yokluğunda aldığım, nefesi bilemezsin…
Depreşince duygular, bitmiyor hikâyesi,
Yaşananı yok sayıp, mâziyi silemezsin…

Dalınca hayallere, yüreğin seferidir,
Cana kast eden aşkın, âmade neferidir,
Çözülen diz bağının, ancak cânan feridir,
Kalpte yanan ateşi, görmezden gelemezsin…

Hâtıra da kalanı, nefret ile ansan da,
Gözlerini kapatıp, pişmanlıkla yansan da,
Avundurup gönlünü, sevdiğini sansan da,
Konduğun başka çiçek, yabandır gülemezsin…

İçindeki gerçektir, bitip tükenmez sevdan,
Gayrısı avutamaz, yar ile dolu ferdan,
Dağı taşı inletip, semayı delse nidan,
Önce ve sonra diye, hayatı bölemezsin…

Çilesi ağır gelir, makberdir koca dünya,
Sırtında hasret yükü, tesellin artık rüya,
Gözden uzak olanlar, gönülden ırak güya,
Törpüler acın seni, kolayca ölemezsin…

Ellerin Olmuş

Koklamaya bile, kıymadığım gül,
Bir başka iklimde, solmuş dediler…
Yıllarca kahrını, çekti bu gönül,
Hayırsız ellerin olmuş dediler…

İkimiz adına, hayaller kurdum,
Bu kalbi sadece, sevdana yordum,
Geçen gün dostlara, hatırın sordum,
Sevdiğin vefasız, kulmuş dediler…

Bırakmaz dedim ben, seven seveni,
Güldüler üstüme, yerdiler seni,
Bir daha vurdular, yürekten beni,
Gözünde değerim, pulmuş dediler…

En güzel çağlarım, uğrunda geçti,
Can versem önünde, yinede hiçti,
Tabipler ömrüme, bir mühlet biçti,
Miadım bir hayli, dolmuş dediler…

Kolumda kelepçe, bağlı bileğim,
Sırtımda yakasız, beyaz gömleğim,
Fermana yazılmış, yağlı ilmeğim,
Kararda belayı, bulmuş dediler…

Almışlar başından, süslü tacını,
Duyarım dinmemiş, yürek acını,
Taramaz olmuşsun, artık saçını,
Kıymazdım teline, yolmuş dediler…

Bir başka iklimde, solmuş dediler,
Hayırsız ellerin olmuş dediler,
Tabipler miadım, dolmuş dediler,
Ölürsem, tek çıkar, yolmuş dediler…