Çiğ Damlası

Bir karanlık geceki,
Sabahı görünmeyen;
Üşüyorum;düşlerim,
Bir kabus hiç dinmeyen.

Tabiatta sensizlik,
Çiçeklerde bekleyiş,
Sabaha kucak açar,
İçimdeki titreyiş.

Bin bir name mırıldar,
Ses verir bazen rüzgar,
Bazen güçlü bir darbe,
Dökülür tüm yapraklar.

Ve boğar karanlığı,
Aydınlanan tan yeri,
Kabuslarım son bulurr,
Açar umut gülleri.

Güneşin sıcaklığı
Dolarken yamaçlara,
Sis bir gelinlik gibi,
Sarılır doruklara.

Her sabah böyle başlar,
Işıkla günün dansı,
Süzülüp çimenlere,
Düşerken çiğ damlası.

Mahmut UÇAN.

HÜZÜN

Diner bütün acılar ömür sona erince

İçimdeki bu hüzün uçsuz bucaksız derya,
Gönlüm dalgaların da dolaşır ömür boyu.
Rıhtımlarda yakamoz,limanlar yıkık rüya,
Şafak hicran rıhtımı,gurupsa vuslat koyu.

Herzaman rüzgar esar,fırtınalı serince,
Soğuklar çığlık atar dışardaki tellerde;
Bir koro eşlik eder fırtına yükselince,
Dinmeyen bir sızıya kalbimde derinlerde.

Gönlümde yanan alev,yollarımda ızdırap,
Ne rıhtım ne yakamoz görünmez rıhtım bile,
Ama duyulur sesi hüzünle vurur mızrap,
Ne nağmeler dinletir,ruhumun güftesinde.

Yanar gönül yıkanır,bu hüzün deryasnda,
Acılar sızar kalbe acıtır ince ince,
Bırakmaz peşim sıra,dolanır hep peşimde,
Diner bütün acılar ömür sona erince.

Mahmut UÇAN

Aşkımız Bizim

Kalırmıyım gidermiyim yarına
Kalır mı mahşere aşkımız bizim,
Mevlam cömert bağışlarmı kulunu?
Kalır mı mahşere aşkımız bizim.

Bu sevgi bağına hazan girmeden
Dökülüp yapraklar gülü dermeden
Bu dünyada muradıma ermeden
Kalır mı mahşere aşkımız bizim.

Erdik mutluluğa haydi bismillah
Mürvetin göreceğiz inşAllah
Herşeye kadirsin ya rahiym Allah
Kalır mı mahşere aşkımız bizim.

Açtım ellerimi gördün yarabbi
Her türlü nimetin verdin yarabbi
Bilmemki ne ömür verdin yarabbi
Kalır mı mahşere aşkımız bizim.

Sensin rızk veren sensin yediren
Senindir kainat sensin giydiren
Sen hayat vernsin sensin öldüren
Kalır mı mahşere aşkımız bizim.

Merhamet et bu günahkar kuluna
Dönder yolumuzu senin yoluna
Kavuşur mu bu kul yavrularına
Kalır mı mahşere aşkımız bizim.

Derdi veren sensin derman kullara
Lutfundan bir nefes bir yudum hava
Anneli babalı mutlu bir yuva
Kalır mı mahşere aşkımız bizim.

Yarabbi nurunla yol göster bize
Çekilmez acılar yükleme bize
Hayırlı ömürler ver ailemize
Kalır mı mahşere aşkımız bizim.

Çağlayan

Suları düşünürüm nazlı nazlı kıvrılan
Akışını seyretsem sanki durmuştur zaman.
Yıllardır akmış belki,daha kaç yıl akacak,
Bizler görmeyeceğiz vakit çok geç olacak.
Onlar ki kimi durgun kimi delice akan,
Kimi boz bulanıktır kimi cşup ÇAĞLAYAN
Hep denize akarlar engin sulara doğru,
Yüce dağları aşıp vadilerden geçerek
Tanımaz hiç bir engel gider menzile doğru,
Yılların özlemiyle helezonlar çizerek.
Setlerin arkasından ovaları sulayan,
Barajları doldurup etrafa ışık yayan.
Kimi yerin altında bir artezyen kaynayan,
Kimi düşer dağlardan adı olur ÇAĞLAYAN
Erzincanın ovası fırat´ın yatağıdır,
Karasu´ya can veren keşiş ve kop dağıdır.
Ekşi su´da bin türlü madenle kaynar yerden,
Beytahtı dedikleri curcuna yatağıdır.
Erzincan´ın bir köyü Munzurun eteğinde,
Bahar orda yaşanır alıyla yeşiliyle.
Birkaç hane ,bir kaç ev bir yamaçta Kalecik
Sanki bir ören yerde terkedilmiş gelincik.
Bu köyden bir su kaynar akar yaz kış durmadan,
Girlevk´e gelince oluverir ÇAĞLAYAN.
Dökülür tepelerden coşar köpürür taşar,
İnsan en güzel günü giderse orda yaşar.
Ara sıra suyada değer feleğin nar´ı
Hiremlerle süslenmiş bir yoldur aslan argı
Karatuş´tan geçerek can verir ovalara,
Sonra büyümek için katılır Karasu´ya.
Kaynaklar su verirse hep akar bu derecik,
Kurursa karlı dağlar susuz kalır Kalecik.
Nedense hep tersine döner bu çarkı devran,
Yıkılıp viran olmuş bahtı kara Erzincan
Küçücük bir kasaba görünür uzaklardan,
Kucak açar dağlara bulutlara ÇAĞLAYAN.
İnsanın hayatı´da su gibi akıp gider
Bahardan sonbahara kucak açar seneler.
Bazen bir rüzgar eser fırtınalar yaratır,
Bazen çılgın dalgalar isyanları ıslatır.
Bazan bir dar boğazdan neşeyle akar hayat,
Bazen en güzel günden alamayız hiç bir tat.
Nasılki akan sular denize dökülürse
Ölüm denen denizden kurtulamaz hiç kimse.
Bazen durulur sular bazen gönül bir hicran,
Bazen delirip coşan köpüren bir ÇAĞLAYAN.
NOT:
Hirem:Büyük su kanalından ayrılan su yolları
Kalecik:Erzincanda bir köy
Beytahtı:Erzincanda bir mesire yeri
Ekşisu:Erzincanda bir kaynak
Girlevik:Erzincanda şelale(çağlayan)
Karatuş:Erzincanda bir köy

Ellerin

Gözlerini düşündüm
Boncuk boncuk parlayan
Saçların´sa bir alev
Günbatımında yanan.

Tel tel tutuşup yansam
Kaybolsam gözlerinde
Tutuversem uzanıp
Erisem ellerinde.

Şimdi kaybolan sensin
Yok sasçların gözlerin
Ne gurupta alevler
Ne uzanan ellerin.

Bir Satır Olsun

Varsın unutulmak kaderim olsun
Gonca çiçeklerim açmadan solsun,
Seni şu gönlümde yaşatmak için,
Yazıver ne olur bir satır olsun.

Varsın gecelerde mehtep doğmasın,
Bağım viran olsun bülbül konmasın.
Ümitten,özlemden eser olmasın,
Yazıver ne olur bir satır olsun.

Bu bir yaradır ki bulunmaz çare,
Dertlerle olmuşum bin pare pare.
Gün değil,ay değil,yılda bir kere,
Yazıver ne olur bir satır olsun.

Sahiller,rıhtımlar,güller aşkına,
Kolumda gezdiğin yollar aşkına,
Mutluluk duyduğun günler aşkına,
Yazıver ne olur bir satır olsun.

Ben çiğdem çiçeği ören yerlerde,
Sen se bir orkide en güzel yerde.
Bana lütuf değil sadaka diye,
Yazıver ne olur bir satır olsun.

Çaredir ümitler gönül derdi bu,
Yazar isen birkaç satır mektubu.
İdam mahkumunun son arzusu bu,
Yazıver ne olur bir satır olsun.

Bağımda yeşeren dal kırılmadan,
Yapraklar sararıp güller solmadan
Kara toprak beni benden almadan,
Yazıver ne olur bir satır olsun.

Ben Seni Düşünürüm

Gün doğar tan yerinden
Ben seni düşünürüm
Düşer çiy damlaları
Ben seni düşünürüm.

Hasratin yudum yudum
Düğümlenir gönlüme
Gün batar akşam olur
Ben seni düşünürüm.

Karanlık bir bilinmez
Kapı kör oda sağır
Ve sen yoksun yanımda
Ben seni düşünürüm.

Geliversen diyorum
Vakit çok geç olmadan
Gelsende gelmesende
Ben seni düşünürüm.

Bahar Gözlüm

Bqahar gözlüm

Dün bambaşka rıhtımlar
Gönlümde fırtınalar
Ne yaşama sevinci
Ne mazi ne anılar.

Seninle gün ışığı
Tekrar geldi ufkuma
Ve yaşama sevinci
Doluverdi ruhuma.

Birde yanımda olsan
Uzanınca ellerim
Tutuverse elini
Bitse artık hasretim.

Hiçmi özlemiyorsun
Günlerdir güzel yüzlüm
Sen gönlümün sahibi
Sultanım bahar gözlüm.

BİR ŞİİR YAZMALI

Bir şiir yazmalı

Bir şiir yazmalı,
Paylaşabilmek için,
Bir şiir yazmalı,
Anlatabilmek için.

Bir şiir yazmalı,
Sevghi mutluluk dolu,
Bir hıyaban olmalı,
Bu yol bir hayat yolu.

Bir aşkı anlatmalı,
Satır, satır, sayfa,sayfa
Çiğ yağmalı seher vakti,
Çimenlerin üstüne etrafa.

Bir şiir yazmalı,
İçinde hüzün olan,
Bir orman olmalı,
Yaprakları hazanla solan.

Bahar da olmalı renk renk,
Yemyeşil yamaçlar kırlar,
Tarlalar olmalı başakla dolu,
Koyun kuzu otlayan çayırlar.

Kar yağmalı sayfalara,
Masum bembeyaz;
Mevsimler ard arda,
Sonbahar,ilkbahar,yaz.

Bir şiir yazmalı,
İçinde herşey olan,
Bir şiir yazmalı
Tadı ağızda kalan.

Mahmut UÇAN

Bir Hayat Hikayesi

Hayatın son baharı,
Dünya buz gibi soğuk;
Hevesler paramparça,
Rengarenk değil ufuk.

Bir hazan serinliği,
Hışırdayan yapraklar,
Ve önümde bir vadi,
Mazi denen bir boşluk.

Yeşil değil yamaçlar,
Dönmüşler kopan güle,
Fırtınalar esiyor,
En kuytu koyda bile.

Anlamsız kuş sesleri,
Çıkıyor boğuk,boğuk,
Titretiyor içimi,
Bilmediğim bir soğuk.

İçimde düğümlenen
Belkide bir hıçkırık,
Ufuklar darmadağın,
Renkleri çığlık çığlık,

Vuslatmı aradığım,
Bu hazan mevsiminde,
Bir hayat hikayasi,
Ufukların renginde.
UÇAN