Arayış…

ARAYIŞ

Ben yolculukları sevdim, kendimi aramayı..

Bulamayınca evime dönmeyi özledim..

Evimde olmayı..
Ruhuma her eklenen yeni tecrübede ev sahipliği yapan dost insanları özledim..
Geçmişten bir dönemi özledim DÖNMEYİ istediğim..
Kendimi hatıralarımda bulamayınca,
Evime dönmek istedim…

ama evimi de bulayınca,..
Yine yeni yolculuklara çıkmak istedim..

Seyyah…

Seyyah

 

AŞKIM/A

AŞKIM/A
Özümdeki varligini çizdim semaya
Günesi yüregine ay nuru yüzünde
Yildizlar taktim saçlarina
Deryalar tenin oldu toprak bedeninde

Sevda şimsekleri bulut gözlerinde
Ask yıldırımlarıyla dokundun bana
Tüm alem arsa kalktı gök kubbe açıldı
Dualarımdaki kaderimin kazasıydı

Melekler ilahi emirle soframı hazırladı
İftara davetti aşk orucu tutan yüreğime
Yalvardım Ezanlar okunsun diye……

Özlemin seyyah eyledi hasret kaldım
Kıblem gibi……

Nice alemler gezdim kavusmak için
Haccım gibi……

Hadi aşkım yeniden alsın ruhumu
Ecelim gibi…….

Kefenlemiş kader ruhumu defet yüreğine
Mezarım gibi…….

Aşk divanında yargıla sorgula
mahşerim gibi…….

Varlığın nimetim huzurumdur
İbadetim gibi…….

Aşkın elçidir Yaratan’dan Yaratan’a
Sıratım gibi……

Seyyah.

Baba

Babalar aslında en çok kızlarını severler;
Nedendir bilir misiniz?
Çünkü kız babası olmak,
Farklıdır, özeldir bambaşka bir duygusallık verir babalara
Hayatında hiç ağlamayan babalar bile kızlarını ellerine aldıklarında tutamazlar göz yaşlarını.

Ama bir taraftan da zordur kız babası olmak.
Bir kız iki evlat demektir.
İki canı birden sırtına yüklenmek demektir.
Çünkü biri iki yapan da kadındır, ikiyi üç yapan da.

Bunu bildiklerinden babalar,
Onların üzerlerine daha da titrerler.
Onlara her baktıklarında annelerini,
bazen kırdıkları ama her şeye rağmen onları yetiştiren annelerini anımsarlar.

Ama bir yandan da koruma iç güdülerine yenilirler.
Kızlarına hiçbir şey olmasın
Onlar hiç üzülmesin,
Gözlerinden bir damla yaş gelmesin isterler
O bir damla yaş için koca dünyayı yıkacak olurlar.

Ama bu sevgilerini,
bu bağlılıklarını,
asla gösteremezler, utanırlar.
Çünkü baba demek; güçlü, çatık kaşlı olmak olarak öğretilmiştir onlara.

Gülümsemek isterler o güzel kızlarına gülümsemek
Ama rolünün dışına çıktıklarını düşünüp
Dönerler eski çatık kaşlı, gergin suratlarına
Bazen ağlamak isterler
Ama “Erkekler ağlamaz” denmiştir onlara
Yapamazlar bu yüzden saklarlar gözyaşlarını.

İşte böylece her şeyi içlerine atarlar
Kız babaları
Yansıtmazlar asla duygularını.

Ama dayanamazlar gece yarılarına
Ve giderler o güzel kızlarının tatlı şirin odalarına
Uzun uzun bakarlar yüzlerine
Ve bir kez daha hayran olurlar
O muhteşem güzelliklerine
Gündüzleri dokunamadıkları gözlerine, ellerine
Hiç bırakmayacakmış gibi dokunurlar
İçlerindeki duygunun gözyaşlarını boşaltırlar
Ve yavaşça güzel kızlarını öpüp
“İyi geceler” derler
Derinden derinden.

Eğer siz de bir sabah uyandığınızda yanağınızda
Bir damla gözyaşı hissederseniz
Bilin ki babanız o gece de sizi izlemiş
Ve en sonun da “iyi geceler” deyip gitmiştir…

Barış olalım, Barış kalalım

Barış olalım, barış kalalım.

Bütün dünya barış kalsın.

Bugün herkes mutlu olsun,

Yaşasın Barış.

Küslük olmasın dünyada,

Üzülmesin çocuklar,

Çocuklar barış olmalı,

Yaşasın barış.

Bir gün değil yalnız,

Her gün barış olsun,

Barış olalım, barış kalalım,

Yaşasın barış.

Gelin barışalım hepimiz,

Savaş diye bir şey kalmasın artık,

Bu gün barış günü olsun,

Yaşasın barış.

Dilara Eda BATIR

Bana Bir Hayat Söyle Dost

Bana bir hayat söyle dost!
Benden önce hiç kimselere söylemediğin bir hayat!
Mesela;
Sarmaşıkların arasında güzel bir ev olsun içinde.
Mis kokulu rengarenk çiçekler koksun çevresinde.
Güzel,kahverengi bir kapısı olsun uzaklardan görünen,
Her çaldığımda zilini;
Bir çift mutlu göz olsun gözlerime gülümseyen.

Bana bir hayat öğret dost!
Senden başka hiç kimselerin bilmediği bir hayat!
Mesela;
Bir kaç güzel sevgi sözü olsun kulaklarımın içinde.
Ve sadece o sözlerin sahibinin elleri olsun ellerimde.
Güzel,tutkulu bir yüreği olsun yüreğime kenetlenen,
Her dokunduğumda duygularına;
Sımsıkı sarılan kolları olsun mavi istikballere müjdelenen.

Bana bir hayat göster dost!
Saklandığı yerden hiç çıkmayan gizemli bir hayat!
Mesela;
Ölünceye dek sadık kalanların yeminleri olsun içinde.
Huzur dolu ömürlerin örnekleri olsun heybesinde.
Güzel,hasret dolu şiirler okunsun bir ağacın gölgesinden,
Her üşüdüğünde bedenim;
Sımsıcak bir güneş devrilsin üzerime eski mevsimlerden.

1 Eylül 2010

 
Gökyüzü

Çerçevenin İçindeki Bahar

Küçük ve boş bir çerçevenin içinde saklısın sen.
Bakmayı bilmeyenin göremediği,
Benimse;
Her bakışta keşfettiğim efsunlu bir bahar gibi.
Duvarların yok senin,
Bulutların var günün her anı ruhunu resmeden,
Ve saklambaç oynayan yaramaz güvercinlerin;
Parmaklarından gökyüzüne yükselen. 

Küçük ve boş bir çerçevenin içinde saklısın sen.
Yeşili sevmeyenin gidemediği,
Benimse;
Her adımda farkettiğim emsalsiz bir kumsal gibi.
Çakıl taşların yok senin,
Fallardan firar etmiş papatyaların var gökyüzüne uzanan.
Rengarenk bir gökkuşağı senin yüreğinden güne başlayan.
Ve umut kırmızısı bir toprak bakışlarınla sulanan.

Küçük ve boş bir çerçevenin içinde saklısın sen.
Etrafında kan kırmızısı ve mis kokulu güllerin olduğu,
Kıyısında şiir okuyan balıklarla dolu ırmakların bulunduğu,
Bakmayı bilmeyenin göremediği,
Benimse;
Şu küçük ve boş çereçevenin içine sığdırdığım koskoca bir bahar gibi.

29 Ekim 2009

Gökyüzü

Gece…

Uçuşur düşünceler,

Gecenin bir yerinde.

Yakamoz yüklenir gemilerime.

Birikmiş hayaller

karşıma çıkar.

Yaşanmış günler yokluğunda

Bir asır gelir hüzün.

Sana dair şiirlerim…

Ne olur şu kapıdan

Ansızın çıkıp geliversen..

Bekliyorum gecenin bir yerinde,

Ellerimde kurumuş güller,

Gözlerimde ışık,

Gamzelerimde bıraktığın son öpücük….

Canan.