Sevgili Öğretmenim

Sevgili Öğretmenim

Sevgisinin sonu yok,

Kalbinin şefkati çok,

Gönlü büyük, gözü tok,

Sevgili öğretmenim.

Bilgisi ışık saçar,

Sözleri gönül açar,

Ruhum sevinçen uçar,

Sevgili öğretmenim.

Bekliyoruz yolunu,

Sardık sağla solunu,

Uzat bize kolunu

Sevgili öğretmenim.

Toplandık dizi, dizi,

Sev, okşa hepimizi,

Sensin okutan bizi,

Sevgili öğretmenim.

Doğru yol gösterirsin,

Okutur, eğitirsin,

Bize bilgi verirsin,

Sevgili öğretmenim.

Seni candan severiz,

Saygı duyar överiz,

Ellerinden öperiz,

Sevgili öğretmenim!..

Sevgi Şiirleri kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Aşksın Sen

Mantığını bir kenara bırakıp
duygularıyla hareket eden
biri var sanki içimde
içime hükmeden.

bildim;
aşksın sen!

Serdar Barık

Aşk Şiirleri kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bir İç Geçimiydi Aşk

Bir iç geçimiydi Aşk
İçim geçti
Sen geçtin içimden sevgili
basarak yüreğime
Haketmiyorum diyerek sevgini
Yıktın sevgili yıktın
Yıkıntılardan yeni çıkmış beni.

Dudağımdan öptüğün yer
Kanar şimdi yokluğuna
Adına kaç şiir daha yazmam gerekiyor
Yokluğunu dönüştürmek için varlığına.

Bir iç geçimiydi aşk
Geçmiyordu sevgili
Bit dediğin an bitmiyordu ki
Gitmiyordun gözümden
Çıkmıyordun düşümden
Düşürdüğünle yetinmiyordun

Geceye kaç git biriktirdim gidişinle
Sabaha varmadı hiç bir saat
Tüm soğukluğun kaplarken odamı
Sen diye seni yazan kalemime sarıldım
yazdıkça seni
sarıldığım yerden kanadım.

Bir iç geçimiydi Aşk
Ben geçinemedim
geçinemedim sensiz
Yapamadım gözlerinsiz
olamadım nefesinsiz
Öldüremedim seni içimde sevgili
Oysa sen ne kolay öldün beni.

Dudaklarım öptüğün yerden susuyor şimdi
En acı kelimelerden bir şiir oluyorsun
Yazamıyorum gözlerini
Okuyamıyorum seni sevgili
Git artık
Kalemimden git
İçimden git
şiirimden git..

ama kal gözlerimde
Baktığım noktada ol yine
Bir daha adına değmez adım
Boşuna endişelenme…

Bir iç geçimiydi aşk
dışım dışlanmıştı
içim içime dar
sığmadın.
Sığdıramadım seni bana
Kim gelip girdiyse yüreğime
Bir tek sen sığ diye rest çektim hepsine.

olmadı sevgili olmadı.
bir beden küçük geldim ben aşka.
Küçüldüm.
Küçülttüğündüm..

Serdar Barık

Aşk Şiirleri kategorisine gönderildi | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

En Çok da Yokken Varsın

zaman
yokluğunun en ağır vurduğu saatlere ilerlerken
yokluğun
varlığın kadar büyük içimde
çözdükçe karışan bir bilmece gibi gece
seni böyle tastamam
içimde hissederken
bu kadar mutsuz olmam
neden ki sence

sokakta buluyorum kendimi bazen
avutuyorum sonra da
uyku tutmamıştır
bir şey takılmıştır diye aklıma
ama biliyorum ki sensin neden
hep sendin aslında
dipsiz bir kuyusun içimde
her şeyimi attım dolmuyor
ben de istiyorum olsun diye
ama inan ki, inan ki olmuyor

şehir bana düşman oldu sanki
hayaline bile değişemiyorum hiçbir mutluluğu
gül bahçesinde dikenlere dolanmak gibi
adım adım küçültüyorum İstanbul’u

hâlâ bakıyorsam aynaya
dışarı çıkmadan önce
belki bir gün olur da
beni görürsün diye
bir caddede
bir sokakta

sanki her yüz buruk
her yer soğuk
her şey donuk yokluğunda
benim değil gibi ellerim
artık en basitler en zor
yokluğuna alıştıkça
artıyor özlemin
hüzünlerim bire bin
sevinçlerim bine bir veriyor

bazen rastlıyorum o şarkıya
daha mı hüzünlü artık notalar
içimdeki yıkıntıya
ne kadar yağmur yağar
sensizlik nakaratımda
daha kaç nota var

ilham perim
iyilik meleğim
kırık penceremdeki büyülü çiçeğim
güneşim oldun
zamansız açtın
amansız soldun

sessizlikle mühürleniyor
sensiz geceler…

Ayrılık Şiirleri kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorumlar Kapalı

resimli şiirler

Bu galeri 1 fotoğraf içeriyor.

Gülüm Benim  Birden girdin dünyama Gecemde Gündüzümde Her yerde, Seni görür müydüm rüyamda? Belki karda, Belki yağmurda Tıpkı rüzgara kapılan İki yaprak gibi, Savrulduk bir yandan bir yana Biter bir gün bu coşku Biter bu heyecan Bitmeli zaten Yoksa dayanılmaz. … Okumaya devam et

Daha çok galeri | Yorum bırakın

Suskun Satırlar

SUSKUN SATIRLAR

Hatırladım da geçen yıl bu günü
Günlerden çarşambaydı zaman gece yarısı
Sevdamız susuyordu biz ağlıyorduk
Biz ağlıyorduk gözlerimiz karşı karşıya
Ellerimiz kenetlenmişti sanki,inadına susuyorduk
Sonra yağmur başlamıştı ağlamaya
Biz ağlıyorduk yağmur ağlıyordu doyasıya inadına
Sessizliğimiz yorulmuştu biz daha yolun başında
Çok vardı oysa sabaha ağlanacak çok şey vardı daha

Ne de çabuk olmuştu sabah ama sensiz
Ellerin ellerimdeydi hala, ama soğuk
Gözlerin daha nemliydi fakat kapalıydı
Ben kapamıştım ellerimle.
En son kuşum demiştin bana “beni unutma”
Bir de yankısını duymuştum sonra
“beni unutma”
Ben de yemin etmiştim sana
Sen duymamıştın oysa yeminimi asla, asla…
Ve seninleyim bugün günlerden yine Çarşamba
Zaman gece yarısı ellerin ellerimde desem ama…

Bugün sana öldü dediler , hayır dedim
İşte mezarı bedeni çürüdü dediler, bağırdım
O yaşıyor dedim mezarı benim
O yaşıyor ben yaşadığım sürece
benim bedenimde
Ve ben ölene kadar o benimle.
Ellerimi açtım Allah’a, gönlümü sana , yinee
Kuşum diye başladım cümleme
Bağırdım yaşadığını ispatladım herkese
İnandılar biliyor musun HE dediler.

Zamansız gidişin çok yıktı beni
İşte, sensiz yaşamayı öğrenemedim daha
Daha sensiz kaç Çarşamba kim bilir
Belki ben de yanında olmalıyım,hep seninle
Ama seni kim yaşatacak o zaman bedeninde.
Şimdi yaşıyorum seni yaşatıyorum aslında
Her Çarşamba , gece yarısı zaman
Kulağına geliyor mu bilmem birkaç mısra.
Seni şiirlere anlatıyorum önce
Sonra hep sana okuyorum o şiirleri
Bazen de en sevdiğin şarkıyı dinliyorum
Ya da bana seni anlatan şarkıyı
“Gülbebeğim”

Pek beli etmiyorum ama
Seni ne çok özlüyorum
Şimdi anlıyorum seni hala çok seviyorum.
Ne zaman ki günlerden yine Çarşamba olacak
Beni yanında bulacaksın
Ellerin ellerimde, gözlerin gözlerimde olacak yine..
Bu defa ayıramayacak bizi
Ne rüzgar, ne yağmur, ne de suskun satırlar.

Ayrılık Şiirleri kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | 1 yorum

Gidiyorum

Gidiyorum


Gönlümün sarayında senle başladı şölen,
Tacı tahtı bıraktım kapında oldum kölen.
Benden önce buldun mu var mı yoluna ölen?
Dilinin yalanını çözerek gidiyorum.
Yaşananlar ortada yaptığın büyük ayıp,
Gözyaşı deryasında yüzerek gidiyorum.

Ayrılmazdım yanından severdim ömür boyu,
Aşk deyip hapsettiğin dibi görünmez kuyu,
Seç dedim yüreğime ret çıktı sana oyu,
Hicran yolculuğuna kızarak gidiyorum.
Bulanık sularında biten sabrı sınayıp,
Vefalı yüreğimi üzerek gidiyorum.

Tebessümle baktığım anılar olmayacak,
Gönlüm hasret kaldığı huzuru bulmayacak,
Biliyorum yaptığın yanına kalmayacak,
Sevdamı yalanlardan süzerek gidiyorum.
Gönlünün yıldızıyken uzak diyara kayıp,
Hüzün bulutlarında gezerek gidiyorum.

Zam yaptın çoğalıyor dertlerimin alayı,
Hazana erdi bitti yaşadığım gül ayı,
Bir daha bulamazsın gönlümdeki sılayı,
Hüzünler hanesine yazarak gidiyorum.
Kapattım hesapları borçluyu kendim sayıp,
Üzerine bir çarpı çizerek gidiyorum.

Dil yarası geçmezmiş uyarmıştım başından,
Kurtuldum dört mevsimde yaşattığın kışından,
Dikersin başucuma çatlak sabır taşından.
Yüreğimdeki devi ezerek gidiyorum.
Okundu artık sala hayat bulmaktan cayıp,
Aşkımıza mezarı kazarak gidiyorum

Yıldız toksöz

Ayrılık Şiirleri kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hapis Kuşlar

HAPİS KUŞLAR

Sevimsiz bir yara baskın çıkıyor bütün hatıralara.

Oysaki güzel hatırlamak istiyorum seni.

 Fakat her defasında koyup gitmen değil de,

Aldatıp gitmen öne çıkıyor.

 Sonra bir türkü tutturuyorum, bir sigara acı acı, dumanı tepemde tüttürüp duruyorum.

Bilmem ki nereye çıkar bu içimdeki büyük boşluk.

 Hapis kuşlar gibi çırpınıp duruyorum.

Bugüne kadar ne söylediysem hepsini unut, hepsini sil ve ne varsa bize dair yırt bu gece…

Ben bütün söylediklerimi unuttum, ben bana ne ettinse hepsini unuttum.

Sen söylediklerimi, sen beni unut bu gece…

İstanbul’da seninle kaybolmak güzeldi, sevmek de…

Bilmezdim seni kaybetmeden önce sevgisizliğin, sensizliğin dağları taşları bile un ufak ettiğini.

Bilmezdim sevgin karşısında, dağdan, taştan, yardan düşeceğimi, toz toprak olacağımı ve kalbimde doldurulması imkânsız bir oyuk açacağını.

Ne yaparsam yapayım gülüm, içimdeki sensizlik boşluğunun dolmayacağını…

Hapis kuşlar gibiyim, dövündükçe kanatlarım kırılıyor.

Çarpıp duruyorum sensizlik kafesine, nem kalmış ki, ben kalayım adı yokluğun olan bu gecede.

Sürgünlerimi çoğaltmaktan başka ve senli acı hatıralara dolanmaktan başka hiçbir şeyim kalmadı gülüm…

Bana hiçbir çıkış yolu bırakmadın.

Senden sonra bir kartal gibi tırnaklarımı kendi ellerimle söktüm.

Bağırtılarım şehirleri boğsa da, kimse çıt çıkarmadı.

 Kendimle kaldım çok ve kendimle ağladım hapis kuşlar gibi.

Bilmeliydin hapistim, bilmeliydin kanatlarımı sökmekten gelmekteydim.

Bilmedin dahası aldattın, çaresizliğimden, hapisliğimden faydalandın.

Gözlerim kördü göremezdim, çünkü yüz bin defa sana ölmekten gelmiştim.

Çünkü kördüm, çünkü göz kapaklarım arası gel gitlerde gurbetimdin…

Anlamazdım, yapamazdım, yapmazdın, öyle sanmıştım, beni benden daha çok sever saymış, sonuna kadar aldanmıştım.

Fark ettiğimde, dünyamı yerle bir ettiğinde hiçbir şey yapamadım.

Çünkü hapis kuşlar uçamaz gülüm…

Murat İnce

Aşk Şiirleri kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Çiçekler..

Güller kıpkırmızı,

Menekşeler masmavi,

Papatyalar çok çok sarı,

Çok güzel şahinler.

Nehir Şahin

Aşk Şiirleri, Doğa Şiirleri kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Nefes

Bu galeri 3 fotoğraf içeriyor.

Hisset nefesimi nefesinde Anla beni bende Dinle bendeki seni de O zaman anlarsın sevmek nasıl olur işte Duy kalbimi duy İster inan, ister inanma Bu bendeki sensin Yürekteki sesimsin Gör beni bir gör Ne haldeyim şimdi Terk edip gitmeseydin beni … Okumaya devam et

Daha çok galeri | Yorum bırakın